Vikipedi:Günün maddesi

Şuraya atla: kullan, ara
Proje Talimatlar Pratik Yapılacaklar Tasarımlar/Tartışma Tasarımlar GM Ön İnceleme GM Adaylık GM 2016 Takvimi GM elenenler

Günün maddesi sayfasında, ana sayfadaki seçkin maddenin yanı sıra gösterilmesi teklif edilen maddelerin adaylıkları listelenir. Bu sayfada aday gösterilenler arasından seçilen maddeler düzenli olarak ana sayfaya taşınır. Maddeler ana sayfada ikişer ikişer listelenmektedir. Günün maddeleri olmak üzere seçilen 2 maddenin birbirinden farklı alanlarda olması tercih edilir.

Ana sayfada yayımlanmasını istediğiniz bir maddeyi -belirli kriterleri karşılaması koşuluyla- bu sayfada aday gösterebilirsiniz. Uygun görülen maddeler, hizmetliler tarafından şu sayfaya yüklenerek mevcut sistemde 2 günde bir güncellenir. Herhangi bir düzeltme ihtiyacı durumunda, listeleme sayfasının geçmişine bakarak maddelerle ilgilenen hizmetlilerden biri ile iletişime geçebilirsiniz.

  • Bugüne kadar ana sayfaya çıkmış maddelerin listesi burada, 2016 yılında çıkmış maddelerin listesi buradadır.
  • Haftanın seçkin maddelerini ise şu sayfada bulabilirsiniz.

Madde ekleme kriterleri

  • Günün maddesi olacak maddelerin seçkin madde ya da kaliteli madde olmaları gerekmez ancak madde adaylarının aşağıdaki bir ya da birkaç özelliğe sahip olmaları tercih edilir:
  1. Zengin bir içeriği ve yeterli miktarda mavi bağlantıları (iç bağlantıları) olması,
  2. Bol katılımcısı olan bir madde olması,
  3. Resimli olması (adil kullanım resimleri kullanılamaz),
  4. İlgi çeken bir konu, tercihen günün popüler konularına uygun ya da o gün yıl dönümü olan önemli bir olay ile ilgili olması,
  5. Herhangi bir telif sorununun olmaması,
  6. Ön sayfada görünecek başlık seçilirken duygu sömürüsü veya taraflılık gibi sorunlar yaratacak sözcükler kullanılmaması.
  • Günün maddesi adaylarınızı neden önerdiğinizi altına kısa bir cümle ile açıklayın, çıkması önerilen günü belirtin ve imza atın.
  • Günün maddesi adaylarınızı, aşağıdaki şablonu kopyala-yapıştır ile uygun bölümün en altına ekleyin.

Bu şablonu kopyala-yapıştır ile aşağıdaki uygun bölümlerden (kategorilerden) birinin en sonuna yapıştırın ve boşluklarını doldurun.

{{Günün maddeleri|
|Madde Adı= [[Koyacağınız maddenin gerçek adı|Ana sayfada görünmesini istediğiniz başlık]]
|Resim= Ana sayfada görünmesini istediğiniz resmin adı (uzantısı ile birlikte)
|İçerik= Ana sayfada görünecek kısa bir tanıtım (kırmızı iç bağlantı bırakmayın) [[Madde adı|Devamı...]]
}}
Eleştiri/NOT: Buraya maddenin neden önerildiğini yazabilirsiniz.

Gündem/Tarihte bugün/Yıl dönümleri

Zonaro GatesofConst.jpg
İstanbul'un Fethi, (Yunanca: Άλωση της Κωνσταντινούπολης, Konstantinopolis'in Düşüşü), 6 Nisan-29 Mayıs 1453 tarihleri arasındaki kuşatmanın sonucunda Osmanlı Padişahı II. Mehmed komutasındaki birliklerin Bizans İmparatorluğu'nun başkenti İstanbul'u ele geçirmesi.

Müslüman devletleri tarafından İstanbul, daha önce de defalarca kuşatılmıştı. VII.-VIII. asırlarda Emeviler ve Abbasiler tarafından defalarca kuşatıldı ancak başarısız olundu. Osmanlılar da şehri bir çok kez kuşatmıştı. Rumeli'ye geçişle beraber bölgede hakimiyetleri genişleyen Osmanlılar ilk kez I. Bayezid komutasında 1395 yılında İstanbul'u kuşattı. Bazı kaynaklarda 1391 tarihli farklı bir kuşatmadan da söz edilmektedir. I. Bayezid'in kuşatmasında mancınıklar kullanıldı, kuşatma üzerine Macar Krallığı günümüz Bulgaristan topraklarına taarruz etti ve İstanbul kuşatması sonlandırıldı. Ertesi yıl kuşatma tekrar başladı ve bu sefer deniz bağlantısını tümüyle koparmak için Anadolu Hisarı inşa edildi. Bizans imparatorunun ateşkes talebi üzerine kuşatma kaldırıldı. Ankara Savaşı'yla beraber Osmanlı Devleti Fetret Devri'ne girdi. Bu dönemde Bayezid'in oğullarından Musa Çelebi tarafından 1412 yılında İstanbul tekrar kuşatıldı.Musa Çelebi, kargaşanın Bizans yüzünden olduğuna ve bazı rakip şehzadelerin Bizans tarafından desteklendiğine inanıyordu. Ancak rakip şehzadelerden I. Mehmed'in harekete geçmesi sebebiyle bu kuşatma da kaldırıldı. Osmanlılar tarafından yapılan dördüncü kuşatma ise II. Murad döneminde oldu; II. Murad elçiler göndererek Düzmece Mustafa'nın desteklenmemesini talep etti ancak karşılık bulamadı. İsyan ile uğraşan II. Murat, Şehzade Mustafa'ya yardım ettiğine inandığı Bizans İmparatorluğu'nun üzerine yürüdü ve kuşatma başladı. Bizans İmparatoru VII. Yoannis'in Karadeniz kıyılarındaki bazı toprakları ve haraç vermeyi teklif etmesiyle bu kuşatma da kaldırıldı. II. Mehmed tahta geçtiğinde İstanbu'un etrafı bütünüyle sarılmış bir durumdaydı.Devamı...

Eleştiri/NOT: 29 Mayıs'ta yıl dönümü olacağı nedeniyle o gün "günün maddesi" olarak görmek isterim.Temel53 (mesaj) 15:14, 14 Nisan 2016 (UTC)

1988 CPA Cover 131.jpg
Sınır Askeri Günü, 1958 yılından bu yana her 29 Mayıs günü Sovyetler Birliği'nde ve dağılmasının ardından Rusya, Belarus, Ukrayna, Kırgızistan, Tacikistan gibi ülkelerde kutlanan özel askeri gün.

Ekim Devrimi'nin gerçekleşmesinin ardından Beyaz Ordu birliklerine karşı önlemler alındı ve 29 Mayıs 1918 günü SSCB Halk Komiserleri Kurulu kararı ile ülkenin sınır güvenliği belirlendi. Yıllar sonra 1958'de, bu kararı anmak için özel gün kutlamalarının yapılması kararlaştırıldı.

Günümüzde 22 bin 125 kilometre kara, 38 bin 932 kilometre deniz sınırı ile dünyanın en uzun sınırlarına sahip olan Rusya'da Sınır Askeri Günü her sene 29 Mayıs'da kutlanmaktadır.

Sınır Askeri Günü, Türkmenistan'da 11 Ağustos, Azerbaycan'da ise 18 Ağustos günü kutlanır. Devamı...

Eleştiri/NOT: --Ahmet Turhan (mesaj) 16:16, 26 Şubat 2016 (UTC)

Ahmet Turhan maddel çok kısa bilgilere sahip. iyi vikiler, SakhalinioBuyrun beniiiim? 19:26, 24 Mayıs 2016 (UTC)

Mekânlar/Mimari

Devlet Mezarlığı Otağ.JPG
Devlet Mezarlığı, Türkiye Cumhuriyeti cumhurbaşkanları ile Kurtuluş Savaşı sırasında en az tümen komutanlığı yapmış ve 1988 yılında Genelkurmay Başkanı'nın politik kriterlerine uyan (örnek: Sakallı Nurettin Paşa politik kriterlere uygun bulunmamıştır) 61 komutanın mezarlarının yer aldığı 1988 yılında hizmete açılmış "anıt-park" niteliğindeki mezarlıktır. Ankara’da, Atatürk Orman Çiftliği arazisi içinde yer alır. 536.000 metrekarelik alanda yer alan ve 356.000 metrekaresi yeşil alan olan park, halka açıktır. Milli Savunma Bakanlığı tarafından yönetilir.

Devlet Mezarlığı yaptırılması için 6 Kasım 1981 Tarihli ve 2549 Sayılı Kanun 11 Kasım 1981'de Resmî Gazete'de yayımlandı. Mezarlık için Milli Savunma Bakanlığı’nın 1982 yılında açtığı yarışma sonucu 42 proje arasından seçilen Y.Müh.Mimar Mimar Özgür Ecevit ile, Y.Ziraat Müh. Ekrem Gürenli’nin projesi uygulanmıştır. Bu projede İslam kültürüne uygun olarak gösterişli mezarlardan kaçınılmış, işlevsel olmayan anıtsal formlar kullanılmamış ve hüzünlü bir hava oluşmamasına dikkat edilmiştir. 30 Ağustos 1988 günü devlet töreni ile hizmete açılmıştır. Devamı...

McAang 20:51, 1 Ocak 2016 (UTC)


Atatürk Kitaplığı Taksim İstanbul 3.JPG
Atatürk Kitaplığı, Atatürk Kitaplığı İstanbul'un Taksim semtinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kütüphane ve Müzeler Müdürlüğü'ne bağlı, halka ve araştırmacılara hizmet veren bir kitaplıktır.

1924 yılında belediye kütüphanesi olarak oluşturulan kitaplık, Cumhuriyet döneminin ilk kütüphanelerindendir. 1981 yılından beri Taksim’deki binada hizmet verir. 2007 yılında ve 2011 yılında Türkiye'nin en iyi kütüphanesi seçilen kitaplık, 7 gün 24 saat açıktır.

Arap harfli Türkçe kitaplar yönünden de Türkiye'nin en zengin kütüphanelerinden biri olan kütüphanede Müteferrika matbaasında basılan ilk kitaptan harf inkılabına kadarki süreçte yayınlanan Osmanlıca kitapların büyük çoğunluğu bulunur. Harita arşivi, İstanbul’un en büyük eski harita arşivi kabul edilir.

Kütüphanenin 228 bin kitap, 20 bin dergi, 10 bin gazete cildi, 445 albüm, 12 bin 320 kartpostal, 10 bin harita, dört bin 400 yazma, 565 salname, 334 takvim ve 49 atlas içeren koleksiyon, 1929’da Atatürk'ün Şişli'deki evinde toplanmaya başlanmıştır. 1931’de Bayezid Medresesi’ne taşınan kitaplar Taksim semtinde Koç Topluluğu tarafından 1973 yılında yaptırılan binaya 3 Mart 1981 tarihinde taşınmıştır.

Kitaplık binası, Mimar Sedat Hakkı Eldem tarafından kütüphane, müze ve sergi salonlarından oluşan bir kültür kompleksi olarak tasarlanmış ancak sadece kütüphane uygulanmıştır. En alt katta bulunan ve altıgen planlı olan kitap deposu yaklaşık 600.000 kitap kapasitelidir. Devamı...

Eleştiri/NOT: --Başak (mesaj) 15:28, 27 Temmuz 2016 (UTC)


Çanakkale 4830.jpg
Çanakkale Şehitleri Anıtı, Çanakkale il sınırları içindeki Gelibolu Yarımadası'nda, Çanakkale Boğazı'nın ucunda Morto Koyu önündeki Hisarlık Tepe üzerinde yer alan anıt.

1915 yılında I. Dünya Savaşı sırasında Çanakkale Savaşları'nda hayatını kaybeden Türk askerlerin anısına yaptırılmıştır. Türk şehitler için Gelibolu’da dikilen ilk abide, bölgede toplanan taşların üst üste konulmasıyla oluşturulan Mehmet Çavuş Abidesi idi. 1943 yılında Çanakkale şehitleri için bir abide yarışması düzenlendi ancak kazanan proje uzun süre hayata geçirilemedi. Büyük bir yardım kampanyası sonucu 1954’te temeli atılan abidenin resmi açılışı 21 Ağustos 1960’ta gerçekleşti.

Dört ayak ve bir kubbeden oluşan 41.7metre yüksekliğindeki yapı, Roma döneminden beri kullanılagelen zafer takı formundadır. Feridun Kip, İsmail Utkular ve Doğan Erginbaş tarafından tasarlanmıştır. Yanında Mehmetçik Anıtı, Türk Bahçesi, Mustafa Kemal Çanakkale'de Anıtı, Yaralı Asker Anıtı, Meçhul Asker Kabri ve sembolik bir Türk Şehitliği bulunur. Devamı...

Eleştiri/NOT: Ziyarete açılmasının yıldönümü olan 21 Ağustos gününde günün maddesi yapılabilir belki?--Başak (mesaj) 08:39, 15 Ağustos 2016 (UTC)


Памятник "Тыл - Фронту".jpg
Arka-Ön Anıtı, (Rusça: Памятник «Тыл и фронт»), Rusya Federasyonu'nun Magnitogorsk kentinde bulunan Stalingrad Muharebesi anısına dikilen anıt. Savaş döneminde bu şehirde verilen kahramanlık mücadelesi anısına ve bu şehirdeki fabrikalarda savaş için lojistik destek sağlayan Sovyet işçilerine atfen dikilmiştir.

Yapımı 5 yıl süren ve kentin kuruluşunun 50. yıldönümü olan 28 Haziran 1979 tarihinde açılan anıt Berlin'deki Sovyet Savaş Anıtı ve Volgograd'daki Anavatan Çağırıyor anıtı ile birlikte savaş kılıcı taşıyan heykellerin triptik üçlemesinin bir parçasıdır. Bronz ve granitten yapılan, 83 ton ağırlığında ve 16,5 metre yüksekliğinde olan anıt, ellerinde büyük bir kılıç taşıyan iki asker figüründen oluşur. Anıt 18 metrelik bir tepenin üzerine inşa edilmiştir. Kılıcın tutma yerinde kızıl yıldız sembolü bulunur. Anıtın önünde yine Kızıl yıldız sembolünün bulunduğu çiçek şeklinde bir kaide yer alır. Bu kaidede devamlı olarak iki ayrı yerden çıkıp birleşecek şekilde alev yanar. Ayrıca bu kaidede kentin kuruluşunun 100. yıldönümü olacak olan 2029 yılında açılmak üzere bir mektup kapsülü yer alır. Çeşitli anla etkinliklerinde bu kaidenin önüne çelenkler yerleştirilir.

Ural Nehri'nin kıyısında yer alan anıtın bulunduğu bölgede çok sayıda fabrika bulunmaktadır. Bu fabrikalardan savaş döneminde ülkenin batısına lojistik destek sağlanmıştır.

9 Mayıs 2005 tarihinde anıtın bulunduğu bölgeye ek yapılar inşa edildi. Anıtın yanına Büyük Vatanseverlik Savaşı sırasında yaşamını yitiren 14.000'den fazla Sovyetler Birliği Kahramanı'nın isimlerinin yazılı olduğu çok sayıda granit plakalar konuldu. Devamı...

Eleştiri/NOT: --Ahmet Turhan (mesaj) 20:12, 1 Ocak 2017 (UTC)


26 Baku Commissars Memorial, 1987.jpg
26 Bakü Komiseri Anıtı, (Azerice: 26 Bakı Komissarı Abidəsi; Rusça: Мемориальный комплекс «26 бакинских комиссаров»), Azerbaycan'ın Bakü şehrinde bulunan ve Bakü Sovyetine bağlı 26 Bakü Komiseri'ni anmak için inşa edilen anıt. Anıtın 1968 yılında açılmasının ardından komiserlerin naaşları anıtın bulunduğu yere nakledilmiştir. Anıtın bulunduğu meydanın merkezindeki heykelde sonsuz alev tutan bir insan heykeli yer alır. Öldürülen 26 komiserin isimleri anıtta yer alan büyük bir taş kaideye yazılıdır.

Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nin dağılmasının ardından kaideler sökülmüş ve 26 komiserin naaşları dini törenlerle başka mezarlıklara nakledilmiştir. 2008 yılında çitle çevrili olan anıtın yıkımına Ocak 2009 tarihinde başlanmıştır. Bu yıkım esnasında büyük çoğunluğu Azerbaycan Komünist Partisi üyeleri olan yerel gruplar protesto gösterileri düzenlemişler ve yıkıma karşı çıkmışlardır. Mezarlığın yıkım çalışmalarında 26 naaştan 21'i bulunmuş, 26 Bakü Komiseri'nin Ermeni lideri Stepan Şaumyan'ın ve diğer dört Ermeni komiser olan Tatevos Amirov, Bagdasar Avakyan, Armenak Boriyan ve Aram Kostandyan'ın naaşının mezarda olmadığı ortaya çıkmıştır. Bunun üzerine Rusya'da yayınlanan Kommersant Gazetesi, beş naaşın İngilizler tarafından Hindistan'a kaçırıldığını iddia etmiştir. Devamı...

Eleştiri/NOT: --Ahmet Turhan (mesaj) 19:19, 16 Ocak 2017 (UTC)

Ekonomi

Siyaset

German-Turkish Treaty of Friendship and Non-Aggression.jpg
Türkiye'de antikomünizm, kapitalist görüşlere karşı olan ve aksinin gerçekleşebileceğini öneren komünizm düşüncesine karşı olarak komünist sistem ve görüşlerin Türkiye'de yayılımını engelleme çalışmalarıdır.

Türkiye'de gerek milliyetçi kesim, gerek muhafazakar kesim (Komünizmle Mücadele Derneği gibi), gerekse zaman zaman ordu nezdinde antikomünist propagandalar yapılmıştır. Türkiye hükümeti 1941 yılında Anti-Komintern Paktı'na gözlemci olarak katılmış ve Türk-Alman Dostluk Paktı kapsamında Nazi Almanyası ile dostluk ilişkilerini geliştirmiştir. II. Dünya Savaşı öncesi ve savaş sırasında Nazi Almanyası ile ilişkilere sahip olan Türkiye'de, açık açık söylenmemesine rağmen komünizm ve Sovyetler Birliği karşıtlığı bulunmaktaydı. Devamı...

Eleştiri/NOT: Ülke tarihindeki olayların kaynaklarıyla anlatıldığı bu madddenin "günün maddesi" olarak çok kişiye ulaşmasının yararlı olacağını düşünmekteyim.--Ahmet Turhan (mesaj) 09:15, 22 Ekim 2015 (UTC)

German Workers party.png
Alman İşçi Partisi, (Almanca: Deutsche Arbeiterpartei; DAP), I. Dünya Savaşı’ndan sonra Weimar Cumhuriyeti’nde kurulan ilk siyasi partilerden biri. 5 Ocak 1919 tarihinde kurulmuş olan ve kısa ömürlü Alman İşçi Partisi sadece 1 yıl etkin kalmıştır.

Ekim 1918'de “Thule Cemiyeti” tarafından, cemiyetin iki üyesi olan gazeteci Karl Harrer ve çilingir Anton Drexler’e bu siyasi topluluğun etkisini işçiler arasında artırmak için özel siyasi dernek oluşturmaları söylenir. Bunun üzerine Drexler Alman İşçi Partisi’ni (DAP) kurar. 12 Eylül 1919 yılında parti toplantısında yer alan Adolf Hitler de partinin sloganları beğenir. Ardından Hitler ile tanışan Ernst Röhm, Hitler’e Alman İşçi Partisi’ne dahil olması ve parti yönetimini kendi eline alması konusunda görüş bildirir. Hitler ilk defa 16 Ekim 1919′da 111 kişiden oluşan izleyici karşısında görülür. Öncelikle Hitler kendi “Büyük Almanya” hakkındaki görüşlerini bildirir, sonra ise Almanya’nın mağlubiyetinden Marksistleri, sosyalistleri ve Yahudileri itham eder. Bu konuşmasında Hitler “Biz affetmiyoruz, biz intikam istiyoruz” demiştir. 13 Kasım 1919 tarihindeki konuşmasında bildirdi ki, “Almanların fakirliğini, Alman silahı ile yok etmek gerekir. Bu makam gâlibiyete ulaşmalıdır.” Hitler, Alman İşçi Partisi′nin toplantılarında Versay Antlaşması’nın Almanya’ya kaybettirdiği toprakların geri alınması gerektiğini ve anlaşmanın barbarlık olduğunu bildirmiştir. Devamı...

Eleştiri/NOT: --Ahmet Turhan (mesaj) 15:30, 24 Şubat 2016 (UTC)

Yanan Shaanxi maoist city IMG 8453.JPG
Kızıl Siyasi Üs, Mao Zedong'un ortaya attığı, şehir merkezlerine uzak kırsal bölgelerde köylüleri örgütleme yoluyla kurulan komün köylerin genel kapitalist rejime baskısını ifade eden terim. 1949 yılında gerçekleşen Çin Devrimi'nin ardından Marksist literatüre girmiştir.

1931-1937 yılları arasında var olan Çin Sovyet Cumhuriyeti bu kapsamda kurulan bir devlettir. Ayrıca Çin Halk Cumhuriyeti'nde günümüzde il düzeyi şehir olan Yan'an da, 1936-1948 yılları arasında kızıl üs olarak kullanılmıştır. Yan'an, halen Çinli komünistler tarafından devriminin doğduğu yer olarak kutlanmaktadır.

Maoizm düşüncede temel öğretilerden biri olan Kızıl Siyasi Üs fikrine göre, köylülerin örgütlenmesi sonucunda ortaya çıkan bu tür siyasi komünist cepheler; ekonomik bakımdan geri, yarı sömürge durumunda olan veya emperyalizmin dolaylı hâkimiyeti altındaki ülkelerde ortaya çıkabilir. Çin Devrimi'nin lideri Mao Zedong, 1928 yılında bu durumun Çin'de tamamıyla olduğunu ifade etmiştir. Devamı...

Eleştiri/NOT: --Ahmet Turhan (mesaj) 00:05, 26 Şubat 2016 (UTC)

Step by step greene.jpg
Kızıl Tehlike, ya da Kızıl Panik, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) tarafından ilk olarak 1919-1920 yılında politik aktivistlere ve sosyalistlere karşı başlatılan antikomünist propagandaya verilen ad. Ardından II. Dünya Savaşı'nı izleyen 1947-1957 yılları arasında tekrar ABD içerisindeki ve dışarısındaki komünistlerin federal hükümeti yıkıp, yerine komünist bir düzen getirmesi tehlikesine karşı yürütüldü.

Birinci Kızıl Tehlike, 1917 yılında Rusya'da gerçekleştirilen Ekim Devrimi’nin ardından sosyalizmin politik etkinliğinin artmasına karşı başlatıldı. Aslında “Kızıl Tehlike” terimi ABD yönetiminin komünizm korkusunu ifade etmektedir. 1920’lerde anarşist, komünist ve diğer radikal sol grupların toplamı 150,000 civarında idi. Bu sayı o dönem ki ABD nüfusunun yaklaşık %0,1'dir.

Komünizm korkusunu tetikleyen asıl olay ise 1919 yılında yaşanan işçi grevleri idi. Boston polisi, yüzbinlerce metal ve kömür madencisi grevlere çıktı. ABD tarafından bunun örgütleyicisi komünistler olarak görüldü. 1920 yılında başlatılan "komünist avı" ile beraber 6,000 civarında politik aktivist, ABD’nin “Kızıl Tehlike” adını verdiği anti-komünist propagandasına dayanılarak hapse atıldı. Ardından 1920-1930 yıllarında ABD’de anti-komünist propagandaların yapıldığı bir kültür inşa edildi. Devamı...

Eleştiri/NOT: --Ahmet Turhan (mesaj) 00:29, 26 Şubat 2016 (UTC)

WPK Emblem.svg
Orak, çekiç ve yazı fırçası, Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti'nde (Kuzey Kore) iktidar olan Kore İşçi Partisi bayrağında bulunan amblem.

Komünizmin klasik simgesi olan ve proletarya ve çiftçileri temsil eden orak ve çekiç sembolüne ek olarak, Kore güzel yazı sanatı aleti ve entelijansiya olarak tabir edilen aydın sınıfını temsil eden yazı fırçası eklenerek meydana getirilmiştir.

Orak, çekiç ve yazı fırçası; kullanım bakımından Juche felsefesinin sembolü olarak da anılmaktadır. Marksist-Leninist temellere dayalı Juche felsefesinin Türkçe karşılığı "Bağımsız duruş" ve "Kendi kendine yetebilme hali" dir. Kuzey Kore'nin kurucusu Kim İl-sung; Juche düşüncesiyle dogmatizmi yenmeyi amaçlamış, ideolojik alanda kendine yeterliğin temelini oluşturmak istemiş ve bunun sonucu Juche kavramı hayatın her alanına girmiş ve etkilemiştir. Juche felsefesine göre insan, onu diğer varlıklardan ayıran yaratıcılık, akıl ve bağımsızlık özellikleri sayesinde kendini geliştirir, öğrenir ve hep ilerler. İnsan içgüdülerinin ötesinde, sadece eğitim, tartışma ve yaratıcılık deneyimleri sayesinde ilerleyebilir. Devamı...

Eleştiri/NOT: --Ahmet Turhan (mesaj) 00:39, 26 Şubat 2016 (UTC)

Flag of Koma Civakên Kurdistanê.svg
Demokratik Konfederalizm, PKK lideri Abdullah Öcalan'ın İmralı Adası'ndaki cezaevinde teorize ettiği ve "esnek, çok kültürlü, anti-tekelci ve uzlaşma odaklı" olarak tarif ettiği liberter sosyalist politik kuram.

Öcalan, 2004 yılının başlarında avukatları aracılığıyla, kendisini Murray Bookchin'in "öğrencisi" olarak tanımlayarak, onun görüşlerini Ortadoğu toplumlarına uyarlamayı istediğini belirterek Bookchin'le bir görüşme ayarlanmasını istemiştir. Bookchin görüşmeyi kabul edemeyecek kadar hasta olduğunu bildirmesine karşın, cevaben bir destek mektubu göndermiştir. Bununla birlikte Öcalan ile Bookchin arasında birçok gez yazışma da gerçekleşmiştir. Bookchin 2006'da öldüğünde PKK, Bookchin'i "20. yüzyılın en büyük sosyal bilimcilerinden biri" olarak tanımlamış ve onun teorisini pratiğe dökmek üzere mücadele edeceğini bildirmiştir.

Abdullah Öcalan, Marksist-Leninist görüşleri, Murray Bookchin'in düşüncelerinden biri olan komünalizmi katarak yorumlamış ve ekoloji ve feminizm gibi konuları da içine katarak Demokratik Konfederalizm adı altında doktrinleştirmiştir. Herhangi bir devlete dayanmayan sosyalizm anlayışını içeren bu fikre göre her topluluk veya ulus, kendi içinde konfederal bir yapıya bürünebilir. Ortadoğunun toplumsal yapısına model olarak öngördüğü bu kuram için Öcalan, 22 Arap devletinin kendi arasında bu durumun gerçekleştirebileceğini, buna benzer olarak Türklerin de kendi aralarında "Türk demokratik konfederalizmi" kurabileceğini ifade etmiştir. Çünkü Öcalan'a göre bu ulusların ayrı ayrı bağımsız milli devletleri bulunduğu için tek devlet bayrağı altında toplanamaz. Devamı...

Eleştiri/NOT: --Ahmet Turhan (mesaj) 15:59, 26 Şubat 2016 (UTC)

Yugoslav Star (template).svg
Üniter Ulusal Kurtuluş Cephesi, (Sırp-Hırvatça: Jedinstveni narodnooslobodilački front; JNOF), Ulusal Kurtuluş Cephesi ya da Halk Kurtuluş Cephesi, II. Dünya Savaşı yıllarında Yugoslavya Cephesi'ne ait anti-faşist politik ve askeri cephe.

Yugoslavya Komünistler Birliği'nin liderlik ettiği hareket, işgal altındaki yerlerde bulunan tüm krallık karşıtı, cumhuriyetçi, federalist ve solcu organizasyonları Yugoslavya Krallığı'na karşı tek çatı altında toplamıştır. Politik yapısı itibariyle birleştirici ve geniş kapsamlı bir organizasyon olmuştur.

Burjuvazi ve faşizm yanlılarına karşı birleşik bir halk cephesi kurulması fikri ilk 1934 yılında Yugoslavya Komünist Partisi'nin Ljubljana'daki toplantısında önerilmişti. Ardından Haziran 1935 tarihinde düzenlenen toplantıda Parti merkez komitesi, krallık rejimine karşı bir halk cephesinin kurulmasını ve egemen sınıf olan burjuvaziye çeşitli gruplarla ortak karşı mücadele etme kararı aldı. Diğer Avrupa ülkelerinin aksine, Halk Cephesi bir koalisyon değil, anti-faşist koordinatör kuruluşu olmuştur.

II. Dünya Savaşı yıllarında Yugoslav Partizanları siyasi destek sağlamıştır. Devamı...

Eleştiri/NOT: --Ahmet Turhan (mesaj) 13:54, 23 Mart 2016 (UTC)

Red flag waving.svg
Feodal sosyalizm, anti-kapitalist toplumsal bir demagoji yardımıyla işçi sınıfını feodal sınıfların yanına çekmeye ve onları feodal sınıfların burjuvaziye karşı savaşımında kullanmaya çalışan eğilim. Bilimsel sosyalizmin aksine, bilimsel yöntemler kullanılmadan literatüre geçirilen bu sosyalizm fikrinde feodal sınıflar, işçi sınıfını kendi sınıf çıkarları gereği kullanmıştır.

"Feodal sosyalizm" terimi ilk kez Karl Marx ve Friedrich Engels'in Komünist Parti Manifestosu eserinde kullanılmıştır. Tarihsel ve felsefik olarak büyük oranda Thomas Carlyle tarafından teorize edilen bu düşüncenin kökenleri Katolik fikirlere dayanmaktadır.

Fransa'da 1830 yılındaki Temmuz Devrimi döneminde Bourbon Hanedanı taraftarı mutlak monarşi yanlılarından bir bölümü böyle bir propaganda yapmıştır. İngiltere'de ise 1832 yılındaki parlamento reformu döneminde, soylulardan ve edebiyatçılardan oluşan ve liberalizm yanlılarına (Benjamin Disraeli, Thomas Carlyle vb.) yakın olan "Genç İngiltere" grubunun işi oldu. Bu eğilimin Prusyalı köy soylularının feodal partisinin bazı öğeleri üzerinde belli bir etkisi oldu. Görüşleri Almanya'da "L'Observateur rhénan" adlı gazete ile yayılıyordu. Karl Marx bu gazetede yer alan görüşlere karşı "devrimci sosyalizmi" savunmuş ve "L'Observateur rhénan'ın Komünizmi" adlı bir makale yayınlamıştır. Devamı...

Eleştiri/NOT: --Ahmet Turhan (mesaj) 07:48, 14 Temmuz 2016 (UTC)

Mao.jpg
Yeni Demokrasi, ya da Yeni Demokratik Devrim, Mao Zedong'un "dört sınıf bloğu" teorisi kapsamında, Çin Devrimi sonrasında kurulan Çin Halk Cumhuriyeti'ndeki demokrasi anlayışı ifade eden terim. Buna teoriye göre; devrim sonrası Çin'de gelişecek demokrasi farklı bir yol izleyecek, batılı devletlerde yer alan parlamenter sistem ve liberal ekonomiden farklı olarak, Sovyet türünde bir örgütlenme modeli ve Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği ekonomisi türüne adapte olmuş bir demokrasi türü oluşacaktı. Bu kavramın literatüre girmesinin ardından geçen sürede, Yeni Demokrasi kavramı benzer gerekçeleri ile diğer ülke ve bölgelerde uyarlanmıştır.

Yeni Demokrasi, feodalizm ya da onun uzantısı feodal sosyalizmi devirmek ve sömürgecilikten bağımsızlık elde etmeyi amaçlamaktadır. Mao Zedong'a göre; bunların gerçekleşebilmesi için ise Karl Marx ve Vladimir Lenin'in belirttiği burjuva sınıfıyla mücadele etme önerisini daha geniş bir paydaya bölüştürmek gereklidir. Buna göre; sosyalizme doğrudan varmak için eski egemen düzenle mücadele eden "işçi sınıfı", "köylü sınıfı", "şehir küçük-burjuvazisi" ve "milli burjuvazi" nin koalisyonuna ihtiyaç vardır ve bu yolla eski kapitalist düzene karşı mücadele edilmelidir. Bu koalisyon, işçi sınıfının ve onun öncü partisi olan komünist parti rehberliğinde olacaktır. Bu ittifak kapsamında, Çinli komünistlerin "yeni demokratik düzen" adını veriği tam gelişmiş sosyalizm ve komünizm hedeflerine ulaşmak için, koalisyondaki sınıfların birbirleriyle olan sınıfsal mücadelelerine ve sınıf çıkarlarına önem atfedilmez, komünistlerle birlikte mücadele etmeleri yeterlidir. Devamı...

Eleştiri/NOT: --Ahmet Turhan (mesaj) 23:08, 18 Temmuz 2016 (UTC)


Flag of Jihad.svg
El-Kaide Kürt Taburları, (Arapça: تنظيم القاعدة الكتائب الكردية), Irak'taki Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nde, el-Kaide'ye bağlı bir şekilde faaliyet gösteren Kürt-cihatçı Selefi yasadışı silahlı örgüt. Mart 2007'de kurulmuş olup, Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanlığı ve Kanada hükûmeti tarafından terör örgütü olarak tanımlanmaktadır.

El-Kaide tarafından Mart 2007'de yayınlanan "Dağlara Dönüş" adlı videoyla birlikte kuruluşu duyuruldu. Videoda yapılanmayla birlikte; Irak'taki Kürt halkı, seküler ideolojisi sebebiyle el-Kaide tarafından İslam'a ihanet ettiği öne sürülen Kürt siyasi liderlere karşı mücadeleye çağrılmaktaydı. Örgüt üyelerinin çoğunluğunu, Kürdistan İslami Hareketi'nin bazı eski üyelerinin oluşturduğu öne sürülmüştü. Devamı...

Eleştiri/NOT: --RapsarEfendim? 10:12, 8 Eylül 2016 (UTC)

Spor

Bilim

Enerji

Gökbilim

Matematik

Fizik

Kimya

Biyoloji

Inia geoffrensis boliviensis 1847.jpg
Bolivya nehir yunusu, (Inia geoffrensis boliviensis), Amazon nehir yunusu'nun alt türü olan, Bolivya'da ve Brezilya'nın güneybatı bölgesinde yaşayan nehir yunusu. 2008 yılında moleküler düzeydeki çalışmaların ardından ayrı bir tür olarak teyit edilmiştir.

Bu yunusun Inia geoffrensis türünden farklı olduğunu savunan araştırmacılar ve bilimsel kuruluşlar da mevcuttur. Eylül 2012'de, Bolivya cumhurbaşkanı Evo Morales bu yunusu ulusal zenginlik kapsamına katarak korunmasına yönelik kanunlar çıkarmıştır.

Fransız doğa bilimci ve paleontolojist Alcide Dessalines d'Orbigny, bu yunusu 1826-1833 yılları arasında Güney Amerika'da keşfetmiştir. Fransa'ya 1834 yılında döndüğünde kendi keşfettiği bilimsel keşiflerine Inia boliviensis türünü de eklemiştir. 1847 yılında d'Orbigny ve Paul Gervais bu yeni türü "Delphinius geoffrensis" yani Amazon nehir yunusu) ile karşılaştırmışlar ve bu iki yunus türünün çok yakın olduğuna karar vermişlerdir.

1973 yılında Bolivya'daki akarsularda bu yunusa ait dişler bulunmuştur. Bu tarihten itibaren "Bolivya nehir yunusu" adını alan Inia geoffrensis boliviensis bu isimle literatüre girmiştir. Buna karşın bu nehir yunusunun taksomonisinde bir fikir birliği bulunmamaktadır. Devamı...

Eleştiri/NOT: --Ahmet Turhan (mesaj) 23:27, 23 Ekim 2016 (UTC)


A family picking fleas off each other's heads; to the left a Wellcome V0019970.jpg
İnsan baş bitinin tedavisi, İnsanda saç biti istilasının yani saç biti parazitlerinin insan saçından uzaklaştırılması için bir süreçtir ve yüzyıllar boyunca tartışılarak incelenmiştir. Bununla birlikte, insan biti (veya pediküloz) enfestasyonları vakalarının sayısı 1960'lı yılların ortalarından beri dünya çapında artmış ve her yıl yüz milyonlarca kişiye ulaşmış durumdadır. Günümüzde hala tek bir işlemin ardında bit yumurtalarının ve saç arasına saklanmış bitlerin %100 yok edilmesini sağlayan hiçbir ürün ya da yöntem bulunmamaktadır. Bununla birlikte, değişik başarı derecelerine sahip uygulanabilen çeşitli tedavi yöntemleri vardır. Bu yöntemler kimyasal işlemler, doğal ürünler, taraklar, tıraş, sıcak hava ve silikon bazlı losyonları içerir. Devamı...

Eleştiri/NOT: --İnceleme Elemanı (mesaj) 20:00, 24 Kasım 2016 (UTC)

Zooloji

DKoehl Irrawaddi Dolphin jumping.jpg
Irrawaddy yunusu, (Orcaella brevirostris) Güneydoğu Asya ve Bengal Körfezi'nin bir kısmında nehirlerde, haliçlerde ve deniz kıyıları yakınlarında aralıklı olarak küçük populasyon grupları hâlinde yaşayan bir örihalin okyanus yunusu türüdür. Irrawaddy yunusu görünüş olarak beyaz balinaya benzer ancak katil balina ile daha yakın akrabadır. Melonu büyüktür; kafası yuvarlak ve küttür; ağzı da çok belirgin değildir. Gövdenin üçte iki gerisine doğru yer alan sırt yüzgeci kısa, küt ve üçgen şeklindedir. Yan yüzgeçleri uzun ve geniştir. Tüm gövdesi açık renklidir ancak karın kısmı sırt kısmından daha açık renklidir. Diğer yunusların aksine Irrawady yunusunun u şeklindeki solunum deliği gövde hattının solunda yer alır ve yunusun önüne doğru açılır. Kısa ağızları diğer yunuslardan daha farklı görünür ve ağızlarında çenenin her iki yanında 12 ila 19 kadar tahta çivi şeklinde diş bulunur. Ağırlıkları 90 ila 200 kg. arasında değişir. Uzunlukları tam erişkinlerde 2,3 m.'ye ulaşır. Devamı...

Eleştiri/NOT: --Mskyrider ileti 16:36, 30 Ekim 2016 (UTC)

Kişiler

Din

Basil of Caesarea.jpg
Ortodoks Hristiyanlık, Ortodoks Hristiyanlık, Doğu Ortodoks Kilisesi ve Oryantal Ortodoksluk için kullanılan ortak adlandırma. Hristiyanlığın bu iki mezhebi de antik Hristiyan kilisesi'nin inancı, doktrini ve uygulamalarına olan bozulmaz bağı vurgulamak için ortodoks (Yunanca'dan: orthos + doxa, anlamı doğru düşünce)[1][2][3][4] kavramını kullanır. Bu iki mezhebin üyeleri kendilerine sadece "Ortodoks Hristiyan" dese de "Doğu" ve "Oryantal" sıfatları bu grupların dışındakiler tarafından bu iki grubu ayırmak için kullanılır.[5] Bu iki grup 451 yılındaki Kalkedon Konsili'nin ortodoksisi hakkında görüş ayrılığı yaşamışlardır ve hala aralarında bir komünyon yoktur;[6] ancak hala birçok aynı doktrine, benzer kilise yapılanmasına ve benzer ibadetlere sahiptirler. İki inancın birleşmesi için yakın zamanda birçok görüşme yapılmış, birçok konuda uzlaşı sağlanmışsa da resmi bir birlik için henüz somut adımlar atılmamıştır. Devamı...

Eleştiri/NOT - Saitcank (mesaj) 20:41, 18 Temmuz 2016 (UTC)

Tıp

Laika astronot.jpg
Sovyetler Birliği'nde veteriner tıp, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'ndeki veteriner tıp çalışmalarıdır.

Ekim Devrimi öncesinde 1916 yılında, Rusya İmparatorluğu'nda 1.636 veteriner istasyonu bulunmaktaydı. 1926 yılında bu sayı 2.762'ye yükseltilmiştir. 1925 yılında ülkedeki hayvan sayısı 1914 yılında I. Dünya Savaşı öncesi seviyesine getirildi. Hayvan sayısının hızla artırılması ve büyük hayvan çiftlikleri oluşturulması, çeşitli bulaşıcı hastalıkların yayılmasına yol açtı. Bu gelişmelerle paralel olarak veteriner hekim sayısında artışa gidildi. Bu kapsamda Rusya Sovyet Federatif Sosyalist Cumhuriyeti Halk Komiserleri Kurulu 1926 yılında veteriner işleri üzerine bir kararname yayınlayarak veteriner hekimliğe dair yüksek öğretim kurumları kurulması bunların genişletilmesi çağrısında bulundu. Ardından çok sayıda tesis ve tanı laboratuarı kuruldu ve buralarda aşı, serum gibi teknik araçlar üretilmeye başlandı.

Sunni tohumlamanın çiftlik hayvanlarındaki ilk uygulamaları Sovyetler Birliği’nde gerçekleşmiştir. 1927 yılında sığırlarda, 1928 yılında da koyunlar üzerindeki uygulamalar yapılmıştır. Sovyet bilim insanı Ilya Ivanoviç Ivanov, başta atlar olmak üzere tüm çiftlik hayvanlarında sunni tohumlamanın pratikte kullanılması sürecini ilk başlatan kişi unvanını elde etmiştir. (Devamı...)

Eleştiri/NOT: --Ahmet Turhan (mesaj) 21:19, 18 Aralık 2016 (UTC)

Bilgisayar/Teknoloji

Tarih

SalemWitchcraftTrial.jpg
Cadı mahkemeleri, Massachusetts'e bağlı Essex, Suffolk ve Middlesex kontluklarında Şubat 1692 ile Mayıs 1693 arasında gerçekleştirilen ve sonrasında cadılık ile suçlanan bir grup insan için sulh yargıçları tarafından yönetilen yerel mahkeme duruşmaları ile devam eden dinletilere denir.

Duruşmalar sırasında birçok kişi yetkililer tarafından aranmamasına rağmen suçlanmış, 150'den fazla insan tutuklanmış ve hapse atılmıştır. Duruşmalara bakan iki mahkeme, 29 kişiyi suçlu bulmuş ve cadılıktan ölüme mahkûm etmiştir.Devamı...

Eleştiri/NOT:--Başak (mesaj) 12:30, 28 Nisan 2016 (UTC)

Selanik Army Enters Istanbu 1909l.jpg
31 Mart Vakası, (31 Mart Olayı ya da 31 Mart Hadisesi), II. Meşrutiyet'in ilanından sonra İstanbul'da yönetime karşı yapılmış büyük bir ayaklanmadır.

Rumî Takvim'e göre 31 Mart 1325'te (13 Nisan 1909) başladığı için bu adla anılmıştır. On üç gün süren ayaklanma, II. Meşrutiyet döneminin en önemli olaylarından biri olarak kabul edilir. Askeri bir isyan olarak ortaya çıkmasına rağmen isyana dahil olan softaların propagandaları sonucu sonradan dinî bir hal almıştır. İsyanın ilk günü hükûmet istifa etmiş, isyancı askerler yedi gün süre ile İstanbul'a hakim olmuştur. Devamı...

Eleştiri/NOT:--Başak (mesaj) 12:30, 28 Nisan 2016 (UTC)

Kloster zezerleg.JPG
Bugut Yazıtı, Moğolistan Halk Cumhuriyeti sınırları içinde Bugut Dağı yakınındaki bir ovaya yer dikilmiş I. Köktürk Kağanlığı (582) dönemine ait dikilitaş.

Bilinen eski Türk bengi taşlarındandır. 572-580 yılları arasında geçen tarihî olayların anlatıldığı biyografik ve didaktik bir eserdir. Bir kaplumbağa kaidesi üzerine oturtulmuş yazıtın tepeliğinde "kurttan süt emen çocuk tasviri"ne yer verilmiştir. Devamı...

Eleştiri/NOT:--Başak (mesaj) 12:30, 28 Nisan 2016 (UTC)


53-manasses-chronicle.jpg
Versinikia Muharebesi, Birinci Bulgar İmparatorluğu ile Bizans İmparatorluğu arasında 813 yılında Adrianopolis şehri (günümüz Türkiye'sinde Edirne) civarında gerçekleşmiş savaş.

811 yılında Pliska Savaşı savaşında İmparator I. Nikeforos'un ordusuna karşı kazanılan büyük zaferden sonra, Bizans İmparatorluğu çok zor bir duruma düştü. Tahta I. Mihail Rangabe geçti. Bizanslılar, Suriye geçitlerini koruyan muhafızlarda dahil olmak üzere imparatorluğum tüm themalarından devasa bir orduyu tekrar toparladılar. Muharebe, kısa sürdü, Bulgar saldırısı karşısında panik olan Bizans ordusu geri çekildi. Takip eden Bulgar süvarileri onlara ağır kayıplar verdirdi. Bulgarlar Bizans kamp alnını ele geçirip, yüklü miktarda silah ve altın ele geçirdiler.

Muharebe sonrası Konstantinopolis yolu açıldı ve Bulgar ordusu herhangi bir direniş ile karşılaşmadan yönünün şehre yöneltti. 17 Temmuz 813 tarihinde Krum Konstantinopolis'in surlarına ulaştı ve herhangi bir engel olmadan kamp kurdu. Devamı...

Eleştiri/NOT: --Yzkoc (mesaj) 07:22, 25 Mayıs 2016 (UTC)


Flag of Palaeologus Dynasty.svg
Syrgiannes Palaiologos, Kuman ve Yunan karışımı kökenli Bizans aristokrat ve general.

İmparator II. Andronikos yönetiminde Megas Domestikos (ordunun baş komutanı) olan Kuman lider babası yada muhtemelen dedesinden ismini almıştır. O dönem III. İoannis Vatacis (1221–1254 arası hükümdar) hükümdarlığında yerleştirilmiş imparatorlukta birçok Kuman vardı. Yaşlı Syrgiannes'in orijinal ismi Sytzigan (Kuman-Türkçe Sïčğan, "sıçan") idi; vaftiz edildiğinde Syrgiannes ("usta John") olarak helenleştirilmişti. Genç Syrgiannes'un annesi Eugenia Palaiologina, iktidardaki Paleologos Hanedanı'nın üyesi ve İmparator VIII. Mihail'in (1259–1282 arası hükümdar) yeğeniydi.

İmparator II. Andronikos Paleologos (1282–1328 arası hükümdar) ve torunu III. Andronikos (1328–1341 arası hükümdar) arasına gerçekleşen Bizans İç Savaşı'na müdahil olmuştur. Sadece kendisine ve hırslarına sadık kalmış, taraflara arasında defalarca yer değiştirmiştir, en sonunda Bizanslılar tarafından suikasta uğramadan önce Sırp hükümdarı Stefan Dušan adına Makedonya'nın çoğunu fethetmiştir. Devamı...

Eleştiri/NOT: --Yzkoc (mesaj) --Yzkoc (mesaj) 20:30, 12 Haziran 2016 (UTC)


THES-Prophitis Ilias 4.jpg
Selanikli Zealotlar, (Yunanca: Ζηλωταί) 1342 ile 1350 yılları arasında toplumsal talepleri ile Selanik'te siyasi gelişmeler üzerinde büyük etkisi olan aristokrasi karşıtı siyasi grup.

Dönemin kaynakları, bu akıma sempati ile bakmadıkları için Selanik'te kurulan Zealot hükümeti hakkında çok az bilgi vardır. Zealotlar sekiz yıl boyunca etkili kendi yönetimlerini kurmuşlardır. Aristokrasi mülklerini müsadere etmişler ve serveti yeniden dağıtımını sağlamışlardır. Fakat Zealotlar'ın gerçekte sosyal reform için bir programa sahip olduklarını bilmek zordur. Bir muhtemel açıklama, şehir kesintisiz kuşatma altında bulunurken, bir şekilde eşitlikçi toplumun geliştirildiğidir. Devamı...

Eleştiri/NOT: --Yzkoc (mesaj) 21:39, 16 Haziran 2016 (UTC)

Soviet Znamya Pobedy.svg
Zafer Sancağı, veya Zafer Bayrağı (Rusça: Знамя Победы, Znamya Pobedy), 1 Mayıs 1945 günü, Adolf Hitler intihar ettiği günden bir gün sonra, Berlin'deki Reichstag binası üzerine Kızıl Ordu askerleri tarafından göndere çekilen 188 x 82 cm boyutlarında orak, çekiç ve kızıl yıldız amblemlerini taşıyan sancak.

Alexei Berest, Meliton Kantaria ve Mikhail Yegorov isimli üç Sovyet askeri tarafından göndere çekilen sancak, II. Dünya Savaşı'nda Sovyetler Birliği'nin Nazi Almanyası'nı yenmesinin resmi sembolüdür. Günümüzdeki eski SSCB ülkeleri ve Rusya Federasyonu'nda halen resmi törenlerde, özellikle Zafer Günü kutlamalarında kullanılmaktadır. Aynı zamanda 1996'dan beri Belarus ve 2009'dan beri Transdinyester'in resmi sembollerinden birisidir.

Orjinal sancak Moskova'da bulunan Merkezi Silahlı Kuvvetler Müzesi'nde sergilenmektedir. Zafer Sancağı, Rusya Federasyonu Anayasası'nda güvenliği sağlanması gereken ve sonsuza kadar kamuya açık bir yerde saklanması gereken bir obje olarak tanımlanmıştır. (Devamı...)

Eleştiri/NOT: --Ahmet Turhan (mesaj) 07:53, 14 Temmuz 2016 (UTC)

Stjepan Stevo Filipović.jpg
Faşizme ölüm, halka hürriyet, (Sırp-Hırvatça: Smrt fašizmu, sloboda narodu; Смрт фашизму, слобода народу), II. Dünya Savaşı sırasında özellikle Yugoslav Partizanları olmak üzere Yugoslavya'daki tüm direniş hareketinin resmi sloganı olarak bilinen slogan. Bu slogan savaş sonrasında Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti'nde ve dünya komünist hareketi tarihinde önemli bir yere sahip olmuştur.

Savaş ve savaş sonrası yıllarda Partizan direniş hareketi üyelerince resmî veya gayri resmî yazışmalarda veya konuşmalarda Sırp-Hırvatça orjinalinden kısaltma "SFSN" olarak son not veya tebrik sözü olarak kullanılırdı. İkili konuşmalarda bir kişi Smrt fašizmu dediğinde diğer kişi yanıt olarak Sloboda narodu diye karşılık verirdi.

Slogan Yugoslav partizanı Stjepan Filipović'in 22 Mayıs 1942'deki idamından hemen önce bu sözü söylemesinden sonra popüler hale gelmiştir. Filipović, idam edilmek üzere halat boynuna geçirildiğinde iki elini yumruk haline getirip Faşizme ölüm, halka hürriyet diye bağırmıştır. Filipović'in bu anı birçok yerde betimlenmiş ve heykeli yapılmıştır.

Savaş yıllarında partizan direniş hareketinin başlıca yayını olan Hırvat gazetesi Vjesnik Ağustos 1941 tarihli sayısında bu sözü manşet olarak kullanmıştır. (Devamı...)

Eleştiri/NOT: --Ahmet Turhan (mesaj) 09:39, 13 Eylül 2016 (UTC)

Union of Soviet Socialist Republics (orthographic projection).svg
Sovyetler Birliği'nde LGBT tarihi, Sovyetler Birliği'nde LGBT tarihini konu alır. Sovyetler Birliği'nde eşcinselliğin durumu üç ana dönemde incelenir. Ekim Devrimi sonrası dönemde 1917-1933 arasında homoseksüellik suç olmaktan çıkarılarak eşcinseller kanun önünde önceki ve sonraki döneme göre daha avantajlı bir konuma sahip olmuştur. Bu yılların akabinde Stalin döneminden itibaren kanunlarca "hastalık" olarak nitelendirilmiştir. 1934-1986 yılları arasında yeniden suç kapsamına alınarak kamuoyuna duyurulmaksızın kovuşturma ve hukuki süreçlere tabi tutulmuştur. 1987-1990 yılları arasında ise kamuya açık tartışmalara izin verilmiş; bilim, akademi ve edebiyatta çeşitli konularla ele alınmıştır.

Günümüzde eşcinsellik eski Sovyet cumhuriyetlerinden olan Türkmenistan ve Özbekistan'da yasal olarak suçtur. Azerbaycan, Belarus, Ermenistan, Estonya, Gürcistan, Kazakistan, Kırgızistan, Moldova, Litvanya, Letonya, Rusya, Tacikistan ve Ukrayna'da ise eşcinsellik suç kapsamında değildir ve yasaldır. Buna karşın bu ülkelerden Estonya haricinde bu ülkelerde eşcinsel ilişkiler resmen tanınmamaktadır. Tüm eski Sovyet cumhuriyetlerinin tamamında eşcinsel evlilik halen yasaktır. (Devamı...)

Eleştiri/NOT: Türkçe kaynaklarda az olan bilgilere ait madde. --Ahmet Turhan (mesaj) 21:16, 18 Aralık 2016 (UTC)


Italy and Illyria 1084 AD.svg
Dyrrhachium Muharebesi (1081), Günümüz Dıraç, Arnavutluk yakınların da 18 Ekim 1081 tarihinde I. Aleksios Komnenos (1081–1118 arası hükümdar) komutasında Bizans İmparatorluğu ile Apulia ve Calabria Dükü Robert Guiscard komutasında Güney İtalya Normanları arasında gerçekleşen muharebe. Mücadele, İlirya'nın başkenti Dyrrhachium (Durazzo olarakta bilinir) şehrinin dışında gerçekleşmiş ve Norman zaferi ile sonuçlanmıştır.

Normanlar tarafından Bizans İtalya ile Sarazen Sicilyanın fethi sonrası, VII. Mihail (1071–1078 arası hükümdar), oğlunu Robert Guiscard'ın kızı ile nişanladı. Mihail tahttan indirilince, Robert bunu 1081 yılında Bizans İmparatorluğu'nu işgal etmek için bir sebep olarak gördü. Ordusu Dyrrhachium'u kuşattı fakat filosu Venedikliler tarafından mağlup edildi. 18 Ekim günü, Normanlar Dyrrhachium'un dışında I. Aleksios Komnenos komutasında Bizans ordusu ile karşılaştılar. Savaş Bizans sağ kanadının Norman sol kanadını saldırması ile başladı, Norman sol kanadı dağılıp geri çekilmeye başladı. Vareg paralı askerler geri çekilen Normanları izlemeye başladılar fakat ana kuvvetlerden uzak düşüp, yok edildiler. Merkezdeki Norman şövalyeler Bizans merkezine saldırıp, bozguna uğrattılar, buda Bizans ordusunun topluca bozguna uğramasına sebep oldu.Devamı...

Eleştiri/NOT:--Yzkoc (mesaj) 10:12, 30 Aralık 2016 (UTC)


Istanbul location Sultangazi.svg
2012 Sultangazi saldırısı, 11 Eylül 2012'de Türkiye'nin İstanbul ilinin Sultangazi ilçesindeki 75. Yıl Polis Merkezi'nde düzenlenen intihar saldırısı. Karakola gelen ve karakola girmeye çalışan Devrimci Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi (DHKP-C) mensubu İbrahim Çuhadar'ın, polislerin engellemesi sonucu içeri girememesi sonrasında üzerindeki patlayıcıları karakolun giriş kısmında patlatmasıyla gerçekleştirildi. Patlama sonucunda saldırgan ve bir polis hayatını kaybetti, 7 kişi de yaralandı. Devamı...

Eleştiri/NOT:--RapsarEfendim? 21:02, 1 Ocak 2017 (UTC)


Siege of Esztergom 1543.jpg
Estergon Kuşatması, Avusturya Arşidüklüğü'nün elindeki Estergon'un Osmanlı İmparatorluğu tarafından, 25 Temmuz ile 8 Ağustos 1543 tarihleri arasında kuşatılması. Yaklaşık iki hafta süren kuşatma sonrasında şehir Osmanlı egemenliğine girdi.

Habsburg Hanedanı'na bağlı Avusturya Arşidüklüğü'nün kontrolündeki Estergon, Padişah I. Süleyman'ın önderliğindeki Osmanlı kuvvetleri tarafından 1529 Eylül'ünde ele geçirilmişti. Ordunun İstanbul'a dönmesinin ardından Süleyman'a gönderdiği elçi aracılığıyla Macaristan Krallığı'nın kendisine verilmesini isteyen Avusturya Arşidükü Ferdinand, bu talebinin reddedilmesi üzerine birkaç yerleşim yerinin yanında Estergon'u da topraklarına kattı. Bu gelişmeler sonrasında Macaristan üzerine bir kez daha sefere çıkan Süleyman liderliğindeki Osmanlı ordusu bazı yerleri ele geçirse de Estergon Avusturya'nın elinde kaldı. Haziran 1533'te imzalanan İstanbul Antlaşması ile birlikte Avusturya'nın Macaristan üzerindeki hak iddiası sona erse de, Süleyman'ın atadığı Macaristan Kralı I. János'un Temmuz 1540'ta ölmesinden yaklaşık üç ay sonra Ferdinand Budin'i kuşattı. Şehir Avusturya güçleri tarafından ele geçirilse de başında Süleyman'ın bulunduğu Osmanlı güçleri 1541 Ağustos'unda şehri geri aldı. Süleyman'ın İstanbul'a dönmesinin ardından Ferdinand'ın bir kez daha Macaristan topraklarına saldırması sebebiyle bölgeye bir sefer daha düzenlenme kararı alındı. Devamı...

Eleştiri/NOT:--RapsarEfendim? 21:04, 1 Ocak 2017 (UTC)

Hukuk

Reichsgesetzblatt34 1878.jpg
Anti-Sosyalist Yasa, ya da Sosyal Demokrat Çabaların Kurumsal Tehlikelerine Karşı Yasa, (Almanca: Sozialistengesetze; orjinali: Gesetz gegen die gemeingefährlichen Bestrebungen der Sozialdemokratie) Otto von Bismarck döneminde 21 Ekim 1878'de Almanya'da çıkartılan antikomünist yasa. Buna yasaya göre, Almanya Sosyal Demokrat Partisi'nin bütün örgütleri ve işçilere ait yayın organları yasaklanmış, sosyalist yayınlar toplattırılmış ve dönemin sosyal demokratları cezalandırılmıştır.

Mayıs 1880, Mayıs 1884, Nisan 1886 ve Şubat 1888 tarihlerinde olmak üzere toplam 4 kere yayınlanan bu yasa, tüm sosyalist örgütlenmeleri partileri kapatmış, toplanma ve dernek kurma hakkını askıya almış, bununla birlikte dönem sözcüleri işçilerin sistemle bütünleşme çabasına girmesini önermiştir. Genel Alman İşçileri Birliği'nin kurucularından ve ilk sekreteri olan Vahlteich Karl Julius yasanın yürürlüğe girmesi üzerine Amerika Birleşik Devletleri'ne göçmüştür. Devamı...

Eleştiri/NOT: Almanya tarihindeki bu siyasi olay halen başta Alman kaynakları olmak üzere birçok bilimsel kaynakta atıf almaktadır. Dolayısıyla madddenin "günün maddesi" olmasının yararlı olacağını düşünmekteyim. --Ahmet Turhan (mesaj) 09:52, 22 Ekim 2015 (UTC)

Supreme People's Court of P.R.China's badge.svg
Çin yargı sistemi, Çin Halk Cumhuriyeti'ndeki yargı düzenini ifade etmektedir.

Adalet işleri, merkezi ve yerel yönetim esaslarına uygun bir şekilde teşkilatlanmıştır. Çin Halk Cumhuriyeti anayasasına göre, kaza ve kontrol yetkileri iki ayrı, ama bir arada çalışan ve sırası ile Yüksek Halk Mahkemesi'ne ve Yüksek Halk Savcılığı'na kadar uzanan iki hiyerarşide toplanmıştır. Bunların her ikisi de son olarak Çin Ulusal Halk Kongresi'ne karşı sorumludurlar. Ayrıca hükûmetin yürütme organı olarak, devlet konseyinde de, kanunların ve kamu düzeninin korunması yönünden geniş yetkileri vardır. Konseye bağlı İçişleri Bakanlığı, köy kademesine kadar medeni hukukla ilgili işlerden ve Halk güvenliği bakanlığı da Halkın Silahlı Polisi teşkilatının görevlerinin yürütülmesinden sorumludur.

Çin Halk Cumhuriyeti anayasası, bütün yurttaşların; ırkı, cinsi, mesleği, sosyal kökü, dini inancı ve Çin'de oturma süresine bakılmaksızın kanunlar önünde eşit olduklarını hükme bağlar. Ayrıca bir halk mahkemesinin veya halk savcılığının kararı olmaksızın, hiçbir yurttaşın tutuklanamayacağını da belirtir. Her yurttaşın bir mahkeme önünde açık olarak yargılanmayı isteme hakkı bulunmaktadır. Diğer taraftan, yurttaşların mecburiyetleri ile ilgili maddeler de yer alır. Bu maddelere göre yurttaşlar; kamu düzenini ve devlet mallarını korumak, çalışma disiplinine birinci derecede önem vermek, sosyal törenlere saygılı olmak gibi kurallara bağlı olmak zorundadırlar. Devamı...

Eleştiri/NOT: --Ahmet Turhan (mesaj) 18:36, 21 Temmuz 2016 (UTC)

Psikoloji ve Sosyoloji

Bi flag.svg
Biseksüellik, Hem eril hem dişilere yönelik romantik çekim, cinsel çekim veya cinsel davranış,ya da herhangi bir cins veya cinsiyet kimliğinden kişilere duyulan romantik veya cinsel çekim; bu ikinci görüş, bazen panseksüellik olarak da adlandırılır.

Biseksüellik terimi, çoğunlukla hem kadınlara hem erkeklere yönelik romantik veya cinsel hisleri belirtmek için insan çekimi bağlamında kullanılır ve heteroseksüel-homoseksüel sürekliliğin birer parçası olan karşıcinsellik (heteroseksüellik) ve eşcinsellikle beraber cinsel yönelimin üç ana sınıflandırmasından biridir. Bir biseksüel kimlik, her iki cinse eşit cinsel çekim hissetmek zorunda değildir; çoğunlukla bir cinse daha yoğun ilgi duyan kişiler de kendilerini biseksüel olarak tanımlar.

Biseksüellik tarih boyunca çeşitli insan topluluklarında ve hayvanlar aleminde de gözlenmiştir. Ancak biseksüellik terimi, hetero- ve homoseksüellik gibi, 19. yüzyılda ortaya atıldı. Devamı...

Eğitim ve Felsefe

The Chapel Emmanuel College2.jpg
Cambridge Üniversitesi, Birleşik Krallık'a bağlı Cambridge kentinde bulunan devlete bağlı bir araştırma üniversitesi. 1209'da kurulan üniversite İngilizce konuşulan ülkelerde mevcudiyetini sürdüren ikinci, tüm dünyanın dördüncü en eski üniversitesidir. Yerel halk ile aralarındaki anlaşmazlık sonucunda Oxford Üniversitesi'nden ayrılan akademisyenler tarafından kurulan üniversitenin Oxford ile arasında büyük benzerlikler bulunur ve her ikisini birden kastetmek için zaman zaman Oxbridge tabiri kullanılır.

Cambridge 31 bağlı kolej ve 100'ü aşkın akademik departmanın altı okulda organize olmasıyla oluşturulmuştur. Üniversitenin binaları kentin birçok yerine dağılmıştır ve bunlardan birçoğu tarihi öneme sahiptir. Devamı...

Coğrafya

Amasra 100.JPG
Amasra, Batı Karadeniz Bölgesinde, Bartın iline bağlı bir ilçedir.

Denize doğru uzanmış bir burun, burnun iki yanında korunaklı birer liman görevi gören iki koy ve ana karaya bağlı bağımsız adalarına sahip olan Amasra, 3000 yıllık tarihi, hem çekicilik ve balıkçılığa dayanan yerel sanatları, hem de kendini çevreleyen ormanlık alanlarına sahip bir yerleşim yeridir. Amasra halen özgün balık lokantaları, otelleri ve ev pansiyonlarına sahip bir turizm bölgesidir.

Sanatçı Barış Akarsu'nun memleketidir. Akarsu, Ocak 2007'de çıkardığı son kasetini Amasralılara ithaf etmiştir.

13. yüzyılda Cenevizliler tarafından ele geçirilen Amasra'ya Fatih Sultan Mehmet liderliğindeki Osmanlı İmparatorluğu orduları Ekim 1460'da bir sefer düzenler. Rivayete göre Fatih Sultan Mehmet şehre hakim bir tepeye geldiğinde hayranlığını belli etmek için şu sözü sarfetmiştir: "Lala, lala!, çeşm-i cihan bu m'ola" ve kaleye haber gönderir : " Bu kadar güzel bir yere zarar vererek almak istemem kalenin anahtarını bana getiriniz." Rivayetin devamına göre, bu olay üzerine Amasra Kalesi komutanı anahtarı Fatih'in bulunduğu tepeye getirir ve şehir savaşmadan alınmış olur. Şehir ele geçirildikten sonra Karabük - Eflani yöresinde yaşamakta olan Kıpçak Türkler'ini buraya yerleştirilir. Ardından yörede yaşayan Rumlar'ın büyük bir kısmı ise İstanbul'a göz etmeye zorlanmıştır. Devamı...

Eleştiri/NOT: --Ahmet Turhan (mesaj) 01:39, 25 Şubat 2016 (UTC)


Zalzala Jazeera 2013 Gwadar.jpg
Zelzele Adası, Pakistan'ın Belucistan eyaletinin Gvadar şehrinde, kıyı şeridinden yaklaşık 2 kilometre açıklıkta bulunan bir ada. Ada, 24 Eylül 2013'te meydana gelen bir deprem sonucunda oluşmuştur.

Adanın bir deprem sonucu ortaya çıkmasından dolayı Türkçe'de deprem adası anlamına gelen Urduca: زلزلہ جزیرہ (Zalzala Jazeera) adı seçildi. Ayrıca, deprem dağı karşılığına gelen "Zalzala Koh" diğer yaygın kullanılan isimlerden birisidir.

1945, 1999, 2001 ve 2010 yıllarında Mekran bölgesininde meydana gelen depremler sonrasında Gvadar'ın 282 kilometre (175 mil) doğusunda, Hingol nehri deltası altında, Ormara kasabasına 1 km mesafede kıyı boyunca birçok adacık su yüzeyine çıktı. Bu adacıklar deniz derinliğinin sadece 6-7 metre (23 ft) olması nedeniyle yaz aylarında Pakistan'ı etkileyen kuvvetli yağmur ve fırtınalardan oluşan muson yağmurları sonrasında, deniz seviyesinin yükselmesi ile ortadan kayboldu. Ayrıca sahil kasabası sakinleri 1968 yılında bir deprem sonucunda aynı yerde ada oluştuğunu ve bir yıl sonra adanın ortadan kaybolduğunu ifade ettiler.

Ada 24 Eylül 2013 tarihinde Pakistan'ın güneybatısındaki Awaran şehri yakınlarında 7.7 Ml büyüklüğündeki deprem sonucunda oluştu. NASA adanın çamur volkanı sonucu oluşabileceğini açıkladı. Pakistan Ulusal Oşinografi Enstitüsü Başkanı Ali Raşid Tabriz adanın deniz dibindeki metan gazı emisyonu nedeniyle oluştuğunu açıkladı. Devamı...

Eleştiri/NOT: --Maurice Flesier message 20:47, 16 Kasım 2016 (UTC)

Sanat

Resim

Self portrait by edward hopper.jpg
Otomat, Edward Hopper'ın otomatlardan yiyecek ve içecek alınan bir kafeteryada yalnız başına oturmuş, kahvesini içen bir kadını resmettiği 1927 tarihli tablosu. Resimde, tavanda yan yana asılmış, birbirinin eşi olan lambalar gecenin karanlığının siyahlaştırdığı pencereden yansır.

Hopper'ın çoğu eserinde olduğu gibi Otomat'ta da kadının hangi şartlar altında orada oturduğu ve ruh hali belirsizdir. Bir yoruma göre kadının iyi giyimli ve özenli makyajlı olması, onun dış görünüşün önemli olduğu bir işe sahip olduğunun işaretidir. Bu durumda orada oturuyor olmasının sebebi işten çıkmış olması ya da işe gidiyor olmasıdır. Kadın, bir sosyal etkinliğe katılmak üzere yolda da olabilir. Sadece bir eldivenini çıkartmış olması, dikkatinin dağınık olduğu ya da çok acelesi olduğu ve sadece kısa bir süre için kafeteryaya uğrayabildiği ya da basitçe dışarıdan yeni geldiği ve henüz ısınamadığı manasına gelebilir. Kadının kıyafetlerine bakıldığında mevsimin sonbahar yahut kış olduğu söylenebilir. Fakat günün hangi vakti olduğu, yılın o mevsimlerinde günler çok kısa olduğu için kestirilemez. Örneğin, günbatımınından hemen sonra, akşamın ilk saatlerinde bir arkadaşı ile randevusu olduğu için kafeteryada oturan bir kadının resmedilmiş olması olasıdır. Aynı kadın, gecenin geç bir saatinde işlerini yeni bitirerek, mesaiden çıkmış bir çalışan da olabilir. Bir başka olasılık ise, resimde, sabahın çok erken saatlerinde işe gitmek için yola çıkmış bir çalışanın görüldüğüdür.

Saat ne olursa olsun, restoran geniş ve boş görünmektedir. Ayrıca sokakta bir hareket olduğuna dair hiçbir işaret yoktur. Bütün bu şartlar resme bakana bir yalnızlık duygusu verir. Tablo, sosyolojide kent toplum bilimi kavramıyla ilişkilendirilir. Bir eleştirmen resimle ilgili şöyle bir tespit yaptı: Hopper'ın işlediği melankolik konuların çoğundaki tipik poz bu resimde de vardır. Kadının gözleri aşağı bakar ve düşünceleri içe dönüktür. Bir diğer eleştirmen ise resimdeki kadını, sanki dünyada tutunabileceği son şey oymuş gibi gözünü kahve fincanını dikerek düşüncelere dalmış biri olarak tanımladı. 1995 yılında Time dergisi Otomat'ı 20. yüzyıldaki stres ve depresyonu konu ettiği sayısına kapak yaptı. Devamı...

Eleştiri/NOT:İyivikiler... [ho? ni!] 09:36, 6 Aralık 2016 (UTC)


Gustave Courbet - A Burial at Ornans - Google Art Project 2.jpg
Ornans'ta Cenaze, (Fransızca: Un enterrement à Ornans), Fransız ressam Gustave Courbet tarafından 1849-1850 yılları arasında yapılan tablo. Ressamın büyük amcasının 1848 yılındaki cenaze törenini anlatan tablo Paris'teki Orsay Müzesi'nde sergilenmektedir. Ressam tabloyu yaptığında 32 yaşındaydı. Eser, 1850 yılındaki Paris Salonu’nda sergilendiğinde büyük tartışma yarattı ve ressamın ün kazanmasına sebep oldu. Tabloyu bayağı bulan eleştirmenler Courbet’nin “çirkin”, “saçma” ve “değersiz” bir resim yaptığını söylediler. ‘’Ornans’ta Cenaze’’ daha sonraki yıllarda ressamın öncüsü olduğu gerçekçilik akımının sembollerinden biri haline geldi. Courbet, bu tabloda büyüdüğü bölge olan Ornans'ı çizdi. Tablo, hiçbir dinsel mesaj içermez. Bir cenaze töreni olanca sadeliği ile betimlenmiştir.

Courbet’nin tabloyu, hem modern sanat hem de Fransa tarihi açısından önemli bir dönemde çizdi. 1848’de Louis-Philippe saltanattan indirilmiş, bir sene sonra ise ileride III. Napolyon olarak imparator ilan edilecek olan Louis-Napoleon Bonaparte cumhurbaşkanı seçilmişti. 1850'deki sanayi devriminin ardından yeni üretim teknikleri ve farklı şirketlerin kurulmasıyla o güne kadar sanatta ön planda olan romantikler önemini kaybetti. Burjuva sınıfı ülkeyi yönetmeye başladı, öte yandan çalışan kesim sorunlarını ifade etmek için yollar aramaya başladı. Marx ve Proudhon gibi aynı zamanda ressamın arkadaşları olan entelektüeller sosyalist doktrinin temellerini attılar. Sanatsal bağlamda, ressamlar çalışan sınıfla çok iç içe değildi (örneğin Courbet Paris Komünü'ne sadece 1871'de katıldı) ve burjuva sınıfı ise sanatın yeni formlarını reddediyordu. Genç ressamlar gelişime açıktı, romantik meslektaşlarından uzaklaşmışlardı ve yüzyılın ikinci yarısında enstitülere ya da parayla güce sahip olanlara hizmet etmemeleri gerektiğinin farkına varmışlardı. Devamı...

Eleştiri/NOT: İyivikiler... [ho? ni!] 09:39, 6 Aralık 2016 (UTC)

Müzik

Ressov-Lev-Alexandrovich-Leningrad-Symphony-Conductor-Yevgeny-Mravinsky-7port42bw.jpg
Şostokoviç’in 7. Senfonisi , Dmitri Shostakovich'in bestesini 27 Aralık 1941'te tamamladığı ve Leningrad şehrine adadığı eseridir. “Leningrad Senfonisi” olarak da bilinir.

II. Dünya Savaşı sırasında yaklaşık 900 gün Alman kuşatması altında kalan Leningrad şehrindeki direnişin sembolü olan eser, Sovyet yönetimi tarafından Rusların barbar olmadıkları, faşizme karşı savaşan kahramanlar oldukları göstermek üzere bir propaganda aracı olarak kullanılmıştır.

Senfoninin 9 Ağustos 1942'de Leningrad kentinde seslendirilişi, tarihin en sıra dışı konserlerinden birisidir. 100 üyeli orkestra için yazılmış eseri seslendirebilmek için şehirde yaşayan, cepheden çağrılan enstrüman çalabilen kimseler toplanmış çok zor koşullar altında aylarca süren provalardan sonra Hitler'in Leningrad'ın düşeceğini öngördüğü tarihte konser gerçekleştirilmiş ve gerek şehrin sokaklarına gerekse siperlerde ilk hatlara kadar yerleştirilen hoparlörler ile Leningrad halkında ve cephedeki askerlere 7. Senfoni canlı olarak dinletilmişti. Devamı...

Eleştiri/NOT: ----Başak (mesaj) 12:28, 26 Mayıs 2016 (UTC)


Seikilos1.tif
Seikilos Yazıtı, 1882-1883 yıllarında Aydın- İzmir demir yolunun inşaatı sırasında Tralleis antik kentinde bulunan ve üzerindeki müziksel gösterimi ile bilim insanlarının ilgisini çeken Eski Yunan gömüt taşı.

Kopenhag’da, Danimarka Ulusal Müzesi’nde sergilenen taşın üstünde, Seikilos adlı bir kişinin yazdırdığı ağıtın sözleri, notaları ve gömüt yazısı alt alta yazılmış olarak bulunur. "Seikilos’un Şarkısı" olarak tanınmakta ve günümüze dek kalan en eski müzik yapıtlarından biri olarak bilinmektedir.

Gömüt Taşının altındaki açıklamada şu sözler yazar: “Ben bir taşım, bir imgeyim. Seikilos ölümsüz anısının sonsuz bir belirtisi olarak beni buraya koydu.” Sözler, 6/8′lik nota ölçüleriyle ezgiye dönüştürülerek batıda müzik marketlerde özgün müzik olarak müzikseverlere sunulmuştur. Aydın- İzmir demiryolunun inşaatı sırasında firma yetkilisi Edward Purser tarafından bulunan eser, özel koleksiyonda kalmış; 1922’de İzmir'in işgali’nden sonra yurtdışına götürülmüştür. Taşı, 1966’da i Danimarka Ulusal Müzesi tarafından satın alındı. Türkiye’ye getirilmesi için çalışmalar yapılmaktadır. Devamı...

Eleştiri/NOT: --Başak (mesaj) 15:28, 27 Temmuz 2016 (UTC)

Sinema

[[Resim:|right|150px]] Bakur, (Kürtçe: Kuzey), PKK gerillalarının Türkiye'deki kamp yaşamlarını detaylı bir şekilde konu alan film.

92 dakikalık film 21 Mart 2013 Diyarbakır Nevruz’unda Abdullah Öcalan’ın PKK’ya geri çekilme çağrısıyla başlamaktadır. Film, dağdaki gerillaların geri çekilme sürecine verdikleri tepkiyi, dağlarla kurdukları ilişkileri ve sabah kalkmalarından akşam yatmalarına kadar gündelik ve siyasi hayatı konu almıştır.

Çayan Demirel ve Ertuğrul Mavioğlu'nun yönetmenliğini yaptığı Bakur filmi 4-19 Nisan 2015 tarihleri arasında gerçekleştirilen 34. İstanbul Film Festivali kapsamında gösterilmeye hak hazanmış, fakat filmin gösterimi Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın engellemeleri sonucu gösterimden bir gün önce iptal edilmiştir. Kültür Bakanlığı, Festival yönetimine gönderdiği tebligatla "Kayıt ve tescil belgesi almamış olan yerli filmlerin programdan çıkarılmasını" istemiş, ardından tebligata göre gereğini yapmak zorunda olduklarını belirten Festival yöneticileri, filmin gösteriminin iptal edildiğini duyurmuştur. Devamı...

Eleştiri/NOT: --Ahmet Turhan (mesaj) 17:59, 11 Aralık 2015 (UTC)

Sayın Ahmet Turhan eklediğiniz görsel filmden alınmış bir ekran yakalama görüntüsü ve VOA çalışması değil. Zaten fotoğrafın sağ alt köşesinde de public domain yazmakta! Lütfen telif konularına dikkat ediniz. Saygılarımla, SakhalinioBuyrun beniiiim? 22:22, 11 Aralık 2015 (UTC)
Uyarınız için teşekkür ederim Sakhalinio, fakat ben bu şablonu aynen şu resimden aldım. Amerikanın Sesi kuruluşu VOA'ya bağlı resimler, kamu malı olduğuna dair bir kanıt, yanlış nerede anlayamadım, açıklanırsa doğrusunu koymak isterim. Bu götüntü VOA'dan alıntı bir görüntü, dolayısıyla sorun nerede anlayamadım. --Ahmet Turhan (mesaj) 22:28, 11 Aralık 2015 (UTC)
Sayın Ahmet Turhan VOA'da yayınlanan her görüntü özgür lisanslı değildir! Sadece VOA'nın kendisi ve/veya çalışanları tarafından üretilen çalışmalar ilgili şablon ile lisanslanarak kullanılabilir. Yani sağ alt köşede VOA yada Yıldız Yazıcıoğlu (VOA) gibi ifadeler bulunmalıdır ki özgür lisanslı olabilsin. Bunun dışındakiler VOA lisansı ile lisanslanamaz. Saygılarımla, iyi vikiler SakhalinioBuyrun beniiiim? 22:38, 11 Aralık 2015 (UTC)
Anladım, peki resimin sağ salt köşesindeki "Public domain" ifadesi nedir? --Ahmet Turhan (mesaj) 22:46, 11 Aralık 2015 (UTC)
Kamu malı olduğu anlamına gelir. VOA kendi eserlerinin yani sıra Reuters, AFP gibi uluslararası haber ajanslarının da eserlerini yayımlayabiliyor fakat bu telif hakkı ihlali oluyor. Yani kısacası sadece alt köşedeki VOA ifadesi olanlar özgür lisanslı Maurice Flesier msj 22:57, 11 Aralık 2015 (UTC)
Chelovek s ruzhyom-Tenin Shtraukh Gelovani.jpg
Tüfekli Adam, (Rusça: Человек с ружьём / Chelovek s ruzhyom), yönetmenliğini Sergey Yutkeviç'in yaptığı 1938 Sovyetler Birliği yapımı film.

Film Rusya'da 1917 yılında gerçekleşen Ekim Devrimi sırasındaki olayları konu almakta, ve askeri cephelerdeki askerleri anlatmaktadır. Eski bir çiftçi olan İvan Shadrin, devrim sırasında asker olmuş ve devrimin lideri Vladimir Lenin'e soruları içeren mektubunu vermek için Petrograd'a gider. Ardından Lenin ve Stalin ile görüşür.

Çalışma başlığı ve senaryo üzerinde çalışma Kasım 1937 tarihinde başladı. İlk başta o yönetmen Yutkeviç filmi kabul etmedi, fakat daha sonra film senaryosu güncellenerek çekimler başlandı.

Sovyetler Birliği Komünist Partisi 20. Kongresi sonunda başlayan destalinizasyon sürecinden sonra filmin bazı bölümlerinin gösterilmesi Sovyetler Birliği Komünist Partisi kararıyla yasaklanmıştır. 1956 ile 1961 yılları arasında gösterilen versiyonlarında Stalin ile ilgili bölümler filmde bulunmamaktadır. Devamı...

Eleştiri/NOT: Söz konusu film, kamu malı olmuş bir filmdir ve bu özelliğiyle ana sayfada yer alması gerektiğine inanmaktayım. --Ahmet Turhan (mesaj) 02:19, 14 Aralık 2015 (UTC)

Three Songs about Lenin.jpg
Lenin İçin Üç Şarkı, (Rusça: (Rusça: Три песни о Ленине / Tri pesni o Lenine), yönetmenliğini Dziga Vertov'in yaptığı, Bolşevik lider Vladimir Lenin'in ölümünün 10. yılı olan 1934 tarihinde çekilen Sovyetler Birliği yapımı film.

Film, Sovyetler Birliği halklarının Lenin'i nasıl gördüğünü ve onun hakkında söylenen 3 anonim şarkıyı konu almaktadır.

"Yüzüm Karanlıkta Sıkıştı" isimli birinci şarkıda (3:40'dan itibaren) Lenin'in Orta Asya halklarındaki feodal ve eski İslami kalıntıları nasıl modern eğitim ve teknolojilere dönüştürdüğünü anlatılır. Yeni sosyalist ilişkilerin bu kalıntıları yerle bir ettiğinden bahsedilir.

"Bozkırlardaki Aşk Gibi O'nu Sevdik" adlı ikinci şarkıda (18:44'den itibaren), Lenin'in ölümü üzerine Sovyetler Birliği'ndeki tüm halkların üzüntüsü gösterilir.

"Büyük Bir Taş Şehir" isimli üçüncü şarkıda ise (38:38'den itibaren) Lenin'in ölümünden sonra halkların çalışmaya devam etme konusu anlatılır. Bu kısımda üretim liderleri ile röportaj, çeşitli büyük binaların resimleri ve halkın sevinç dolu hareketleri konu alınır.

Ayrıca filmde Doğu'nun eski şarkı da bulunmaktadır. Devamı...

Eleştiri/NOT: Söz konusu film, kamu malı olmuş bir filmdir ve bu özelliğiyle ana sayfada yer alması gerektiğine inanmaktayım. --Ahmet Turhan (mesaj) 06:40, 16 Aralık 2015 (UTC)

Damdaki kemancı (film,1971) afişi.jpg
Damdaki Kemancı (film, 1971), (İngilizce: Fiddler on the Roof) aynı adlı müzikal tiyatro eserinden uyarlanan, 1971 yapımı müzikal film. Film, Sholom Aleichem hikayelerinden Sütçü Tevye veya Tevye ve Kızları adıyla bilinen hikayenin Broadway'de sahnelenen 1964 yapımı müzikal gösterisinin, müzikal film olarak çekilmiş halidir. 1905 yılında Rus Çarlığı topraklarındaki bir Yahudi köyü olan Anatevka'da yaşayan fakir, geleneklerine bağlı Sütçü Tevye ve onun kızlarının başından geçen hikayeleri anlatan film, arka planda da Rus toplumundaki değişimleri ve Yahudi toplumunun yaşadığı zorlukları ve pogromları anlatmaktadır. Filmin başrolü olan Tevye karakteri için Haim Topol tercih edilmiştir. Filmin büyük üne kavuşmasında önemli payı olan ve Damdaki Kemancı karakterinin canlandırdığı sololar da dahil olmak üzere filmin müziklerinde kemanıyla katkı yapan sanatçı ise Isaac Stern'dir. Norman Jewison filmin hem yapımcılığını üstlenmiş hem de yönetmenliğini yapmıştır, filmin senaryosunu ise Joseph Stein hazırlamıştır. Aynı adla 1972 yılında çekilmiş Türkçe bir sinema uyarlaması ve 2000'li yıllarda benzer konuyu işleyen dizi uyarlaması da mevcuttur.

Hikayenin başkarakteri Sütçü Tevye, Anatevka'da yaşayan diğer Yahudiler gibi çok fakir, geleneklerine bağlı ve çalışkandır. Karısı Golde (Norma Crane) ve beş kızından oluşan ailesi vardır. Karısı Golde kızlarını zengin kişilerle evlendirmek istemektedir, fakat kasabadaki geleneklere göre kızların evliliği ancak Çöpçatan Yente'nin uygun bir eşleşmeyi sağlayacak eşi seçmesiyle yapılmaktadır. Oysa ki Tevye zengin değil, kızlarını mutlu edecek zeki bir damadı tercih etmektedir.Devamı...

Eleştiri/NOT:Maddenin içerik açısından günün maddesi olabileceğini düşünüyorum. Ayrıca yapım, müzikal film çeşidinin bilinen bir örneği olup Türkiye'deki film ve dizi uyarlamaları ile ilgi çektiğini kanıtlamıştır. Öterbülbül (mesaj) 22:16, 8 Şubat 2016 (UTC)

Sayın Öterbülbül, maddede kullanılan afiş adil kullanım kapsamında yer almakta. Bu nedenle o afiş ana sayfada kullanılamaz. Bu veya bu resmi kullanabiliriz. Sizce hangisi uygundur? Saygılarımla, SakhalinioBuyrun beniiiim? 21:32, 9 Şubat 2016 (UTC)
İkazınız için teşekkürler Sakhalinio. Filmin konusuna ilişkin olan şu illüstrasyonu kullanmamız daha çok ilgi çekecektir. Kolaylıklar. Öterbülbül (mesaj) 21:49, 9 Şubat 2016 (UTC)
Lenin in Paris Lenine a Paris.jpg
Lenin Paris'te, (Rusça: Ленин в Париже / Lenin v Parizhe), yönetmenliğini Sergey Yutkeviç'in yaptığı 1981 Sovyetler Birliği yapımı film.

Film Bolşevik lider Vladimir Lenin'in Paris'te geçirdiği 4 yılı (1909-1912) konu almaktadır. Filmde Lenin'in arkadaşlarıyla yaptığı toplantılar ve o dönemde birlikte olduğu kadın olan Inessa Armand ile görüşmelerinden bahsedilir. Ayrıca filmde Lenin'ê ait birçok felsefi, ekonomik ve politik görüşü görmek mümkündür. Film, Alexander Trofimows'un (Vladimir Antonik) Paris'e gelmesi ile başlar.

Filmin senaristleri Yevgeni Gabriloviç ve Sergey Yutkeviç, Lenin'in Inessa Armand ile yaşanan bir aşk sahnesini de senaryoya koymuştu, fakat SSCB yönetimince bu sahneler sakıncalı bulunduğu için bu sahneler filmden çıkarılır ve diyaloglar değiştirilir. Filmde Lenin'in eşi Nadejda Krupskaya'yı da görmek mümkündür.

Film 1983 tarihinde SSCB Devlet Ödülü'nü almaya hak kazanmıştır. Devamı...

Eleştiri/NOT: --Ahmet Turhan (mesaj) 19:16, 9 Şubat 2016 (UTC)

A screetshot in Sverdlov movie, 1940. Yakov Sverdlov (Leonid Lyubashevsky) with gun.jpg
Sverdlov (film), (Rusça: Яков Свердлов), yönetmenliğini Sergey Yutkeviç'in yaptığı 1940 Sovyetler Birliği yapımı film.

Film Yakov Sverdlov'un hayatını konu almakta, Tüm Rusya Merkezi Yönetim Komitesi başkanlığı sırasında meydana gelen olayları anlatmaktadır.

1902 yılında Sverdlov, Nijniy Novgorod şehrinde Maksim Gorki'nin mali desteğini alarak Çarlık rejimine karşı propaganda yapmaktadır. Üç yıl sonra işçileri silahlı isyana teşvik etmesi sebebiyle tutuklanır ve Sibirya'daki kamplara gönderilir. Ekim Devrimi sonucu II. Nikolay devrildiğinde siyasi olarak hızla yükselir. Ardından Nijniy Novgorod'a tekrar dönen Sverdlov, NKVD lideri Lev Mironov; bazı parti önderleri ve Troçkistler ile amansız bir mücadeleye girer.

Film Mosfilm tarafından 1965 yılında restore edilmiştir. Devamı...

Eleştiri/NOT: --Ahmet Turhan (mesaj) 00:41, 15 Şubat 2016 (UTC)

Lenin in October movie, 1937 final.jpg
Ekim'de Lenin, (Rusça: Ленин в Октябре), yönetmenliğini Mihail Romm'un yaptığı 1937 Sovyetler Birliği yapımı film.

Film Yakov Sverdlov'un hayatını konu almakta, Tüm Rusya Merkezi Yönetim Komitesi başkanlığı sırasında meydana gelen olayları anlatmaktadır.

Şubat 1936'da Ekim Devrimi'nin 20. yılı sebebiyle Ekim Devrimi ve Lenin'in konu alındığı bir film yarışması düzenleneceği açıklanmıştır. Yarışma katılan filmler Stalin'in başkanlık ettiği ülkenin önde gelen film yapımcılarının oluşturduğu bir komisyon tarafından denetlenir. Bu zaman zarfında Mosfilm ve Lenfilm arasında bir rekabet doğmuş, en gerçekçi Lenin imajını yaratmak için bir yarışa girmişlerdir. Yarışmaya katılan çoğu film Sergey Ayzenştayn'ın 1928 yapımı Ekim filmini büyük ölçüde referans alınmış, bununla birlikte dönemin teknolojisi ile geliştirilmiştir. (Söz konusu dönemde filmlere ses eklentisi yeni bir teknoloji idi)

Filmin hikayesi 1917 yılında gerçekleşen Ekim Devrimi'ni ve devrimde Bolşevik lider Vladimir Lenin'in rölü üzerine kuruludur.

Lenin Petrograd'daki işlerin ayaklanmasına önayak olur. Bu zaman diliminde Stalin ile bir araya gelir ve yakın bir müttefik olurlar. Ardından Bolşevik Parti, yakın zamanda gerçekleşecek bir ayaklanma için gizli bir toplantı yapar. Filmde Lev Kamenev ve Grigori Zinoviyev'in bu gizli toplantıdaki planları açıklaması üzerine yaptığı ihanet de konu alınır. (Lenin bu meseleyi Bolşevik Parti Üyelerine Mektup adlı eserinde detaylıca anlatmıştır.) Devamı...

Eleştiri/NOT: --Ahmet Turhan (mesaj) 17:19, 16 Şubat 2016 (UTC)

Tiyatro ve Opera

Harbiye Muhsin Ertuğrul Stage.JPG
Darülbedayi, 27 Ekim 1914 tarihinde İstanbul Belediyesi bünyesinde konservatuvar olarak açıldıktan sonra okul hüviyetinden çıkıp bir tiyatro topluluğuna dönüşen; halen İstanbul Şehir Tiyatroları adıyla varlığını sürdüren sanat kurumu.

Osmanlı İmparatorluğu'nda kurulan ilk konservatuvardır. 1934 yılında İstanbul Şehir Tiyatroları adını alan kurum, Türkiye'de Batılı anlamda tiyatronun gelişmesinde önemli bir değişimi sağlamıştır. Türk Tiyatrosu'nun en uzun ömürlü tiyatro topluluğu olarak günümüzde faaliyetlerini İstanbul'da on sahnede sürdürmektedir. Devamı...

Eleştiri/NOT:--Başak (mesaj) 12:30, 28 Nisan 2016 (UTC)

Edebiyat

Engels.jpg
Otorite Üzerine, (İngilizce: On Authority), Friedrich Engels'in her türlü otoriteyi reddeden Mihail Bakunin önderliğindeki anarşistlerin görüşlerini eleştirdiği ve proleter devrimin devlet karşısındaki tutumu sorununa ilişkin marksist görüşlere bir temel getiren makalesidir.

Ekim 1872 - Mart 1873 tarihleri arasında yazılan makale; Aralık 1873'te, 1874 yılı için hazırlanan Almanca Repubblicano adlı derlemede yayımlanmıştır. Engels, devleti yaratmış olan toplumsal ilişkileri kaldırmadan "devleti kaldırmak"tan sözeden anarşist düşüncenin bilim dışı ve karşı devrimci olduğunu vurgulamakta, ayrıca anarşist dogmacılığı ve sekterliği de şiddetli bir şekilde eleştirmektedir.

Engels, söz konusu eserinde "Anti-otoriterciler" olarak tanımladığı bir kesimin otoriter siyasal devletin, onu yaratmış olan toplumsal şartlar yok olmadan önce derhal kaldırılmasını istemekle suçlamakta ve buna karşılık Paris Komünü'nü örnek göstererek "Bu baylar hiçbir devrim görmüşler midir?... Paris Komünü, silahlı halkın otoritesini burjuvaziye karşı kullanmamış olsaydı, bir gün olsun dayanabilir miydi?" demektedir.

Marksist düşünür ve aynı zamanda SSCB'nin kurucusu olan Vladimir Lenin Engels ile paralel olarak anarşist tezleri reddetmiş, "Alelade bir burjuva parlamenter devletin değil, ama sürekli ordusu olmayan, halk düşmanı bir polisi bulunmayan halkın üzerinde yer alan bürokrasisi olmayan bir devletin gereğini savunuyorum." demek suretiyle devlet otoritesinin proleter bir devrim için olmazsa olmaz olduğunu belirtmiştir. Devamı...

Eleştiri/NOT: --Ahmet Turhan (mesaj) 01:14, 26 Şubat 2016 (UTC)

LeninSecCom.jpg
Komünist Enternasyonal İkinci Kongresi (Lenin), Bolşevik lider Vladimir Lenin tarafından 19 Temmuz - 7 Ağustos 1920 tarihleri arasında Komünist Enternasyonal'in İkinci Kongresi'nde yaptığı konuşmaların basılı metnidir.

Komünist Enternasyonal'in İkinci Kongresi 19 Temmuz - 7 Ağustos 1920 tarihleri arasında düzenlenmiştir. Açılış oturumu Petrograd'da düzenlenen kongrenin diğer oturumları Moskova'da yapılmıştır. Kongre'de 37 ülkenin işçi örgütlerini temsil 200'ün üzerinde delege bulunmaktaydu. Bununla birlikte 31 ülkenin komünist parti temsilcileri kongrede hazır bulunmaktaydı.

Lenin, kongre öncesinde tüm hazırlık çalışmalarını yönetmiş, ilk toplantıda uluslararası durumu değerlendirmiş ve Komünist Enternasyonal'in temel görevleri ile ilgili bir rapor hazırlamıştır. Lenin bu raporlarda ve kongredeki diğer konuşmalarında; oportünizme karşı ödünsüz mücadele, anarko-sendikalist eğilimlerin eleştirileri ve bazı komünist örgütlerdeki bir dizi "sol" mezhepçiliğin eleştirilerini konu almıştır. Ayrıca sömürgecilik ile ilgili düşüncelerini belirtmiştir. Lenin'in Komünist Enternasyonal'in görevleri ile ilgili tüm tezleri kongresi kararları olarak kabul edilmiştir.

İkinci Kongre programı, örgütsel ilkeler, strateji ve Komünist Enternasyonal'in taktiklerinin temellerini atmıştır. Devamı...

Eleştiri/NOT: --Ahmet Turhan (mesaj) 01:43, 27 Şubat 2016 (UTC)


Viagens de Gulliver 023.jpg
Gulliver'in Gezileri, 18. yüzyılda İrlandalı yazar Jonathan Swift'in yazdığı, dünya klasikleri arasına girmiş fantastik roman.

Swift'in 1726 yılında tamamladığı Gulliver'in Gezileri, Lemuel Gulliver adındaki macerası doktorun seyahatlerinde geçirdiği deniz kazalarından kurtularak sığındığı kara parçalarında karşısına çıkan, birbirinden ve kendi ülkesi olan İngiltere’den son derece farklı zaman ve mekan ölçülerine sahip ülkelerde başından geçen olağanüstü öyküleri anlatır.

Guliver'in gezdiği yerler ve başından geçenler yoluyla 18. yy İngiltere'sini, Avrupalılığı ve Avrupalı bakış açısını semboller yoluyla anlatmakta ve yermektedir. Siyasal hiciv niteliğindeki bir eser olarak yazılmış iken yayınlanmasından seksen yıl sonra, Glasgow’daki bir kitabevi tarafından sadeleştirilip resimlerle süslenerek çocuk edebiyatına kazandırılmış ve çocuk edebiyatı klasikleri arasına girmiştir.

Dört ayrı yolculuğun anlatıldığı dört bölümden oluşan kitapta yazar, okuyucuyu benimsediği ölçülerin, değerlerin, yasaların ve yönetim sistemlerinin genel-geçerliğini sorgulamaya, farklılıklar konusundaki anlayışını geliştirmeye yöneltir. Zamanın toplumsal, siyasal ve dinsel kurumlarına yöneltilmiş çok sert bir eleştiri ve taşlama niteliği içeren yapıt, yazarın tek eseridirDevamı...

Eleştiri/NOT: --Başak (mesaj) 18:16, 24 Eylül 2016 (UTC)


Darnley stage 3.jpg
Eponim, gerçek ya da hayali bir kimsenin adının bir yer, ulus ya da bir şey için verilmesine inanılması, bir kişinin adına dayanan veya bir kişinin adından türetilen kelimelerin yanı sıra içerisinde yaşadığı yılların dönem olarak belirtilmesinde kullanılan terimdir. Örnek olarak I. Elizabeth'in tahta çıkması ve ölümüne kadar geçen süreye eponim olarak Elizabeth devri adıyla tanımlanmaktadır.

Aspirin, Eroin ve termos gibi birçok ürün adı olmuş markaların adı eponime dayanmaktadır.

Eponimden türetilen sıfatlar eponimus ve eponimik ise benzer şekilde kişi isimlerinin atılmasının ardından kullanılabilir. Buan örnek olarak ise Ford Motor Company'nin adını Henry Ford'dan alması verilebilir. Ayrıca üzik kayıt endüstrisinde baş kurucu ya da kreatörün adı da eponimus olarak anılmaktadır. Devamı...

Eleştiri/NOT: --İnceleme Elemanı (mesaj) 16:04, 24 Kasım 2016 (UTC)

Rja Taza.jpg
Riya Teze, veya kiril alfabesiyle Р’йа т'әзә (Türkçe: Yeni Yol), Mart 1930 tarihinde Ermenistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti'nde Ermenistan'daki Kürtler için Kürtçe dilinde yayımlanmaya başlayan gazete. Gazete Ermenistan Komünist Partisi'nin Kürtçe yayın organıydı. Riya Teze, latin alfabesi ile çıkarılan ilk Kürtçe gazete olma özelliği taşır. Bununla birlikte gazetede Ermenistan SSC hükümetinin kararıyla Erebê Şemo ve İshak Marogulov tarafından hazırlanan Şemo-Marogulov alfabesi kullanılmıştır.

İlk sayısı dört sayfalık olarak basılan gazete, iki haftada bir 600 kopya ile yayımlanmaktaydı. İlk editörü Cerdoyê Genco'dur. Gazete 1937 yılına kadar latin alfabesiyle yayımlanmaya devam etmiştir. Riya Teze’nin basımından bir yıl sonra 1931'de, Kürt dili ve edebiyatı öğretmenleri yetiştirmek üzere Erivan'da "Trans Kafkasya Eğitim Akademisi" açılmıştır. Sovyetler Birliği'ndeki Büyük Temizlik döneminden hemen önce, 1937 yılında Sovyetler Birliği Komünist Partisi Genel Sekreteri Jozef Stalin önderliğindeki heyetin aldığı karar doğrultusunda yayını durduruldu. Ardından Stalin'in ölümünden iki yıl sonra, 1955 yılında Miroyi Asad editörlüğünde tekrar yayın hayatına başlamıştır. Bu tarihten itibaren Heciyê Cindî'nin Kürtçe'ye uyarlamış olduğu kiril alfabesi ile yayın hayatını sürdürdü. 1976 yılında tiraji 5.000'i bulmuştu. 1980'li yılarda haftalık tirajı yaklaşık 4.000 olan gazete Sovyetler Birliği'nde ve Avrupa'da yaşayan Kürtler tarafından da okunmaktaydı. Özellikle Doğu Almanya ve İsveç'te de yayımlanmıştır. Gazetenin editörlüğünü 1989 yılında Tital Muradov, 1991 yılında Emirike Serdar sürdürmüştür. Devamı...

Eleştiri/NOT: --Ahmet Turhan (mesaj) 21:24, 18 Aralık 2016 (UTC)

Diğer sanat dalları

Levni signature.jpg
Levni , Levni (17. yüzyıl sonları, Edirne- 1732, İstanbul), asıl adı Abdülcelil Çelebi, Osmanlı minyatür sanatçısı, halk şairi.

Lale Devri'nin yaşamış sanatçı, Osmanlı minyatür sanatının son büyük temsilcisidir. 17. yüzyılda duraklamış olan Osmanlı minyatür sanatına renk, perspektif, betimleme anlayışı ve natüralist öğeleriyle yenilikler getirmiştir. Eserleri, iki boyutlu bir yüzey sanatı olan minyatürle, perspektifi ve ışık gölgeyi kullanan Avrupa resmi arasında bir geçit olarak kabul edilir.

Padişah portrelerinin yer aldığı Silsilename, tek tek sayfalardan oluşan Murakkalar, III. Ahmet'in şehzadelerinin 1720'deki sünnet düğünün anlatan Surname-i Vehbi adlı mensur eseri süsleyen minyatürleri Levni'nin en ünlü eserleri arasındadır.

II. Mustafa zamanında Osmanlı sarayının başnakkaşlığına getiren Levni, aynı zamanda bir halk şairidir; yirmi kadar şiiri günümüze ulaşmıştır. Devamı...

Eleştiri/NOT: ----Başak (mesaj) 11:37, 30 Haziran 2016 (UTC)

Popüler kültür

Panda Cub from Wolong, Sichuan, China.JPG
Never Say No to Panda, Panda Cheese isimli peynir markasının üreticisi olan Arab Dairy için Advance Marketing adlı şirket tarafından hazırlanan ve ilk olarak 2010 yılında, Mısır televizyonlarında yayınlanan reklam serisi.

Her reklam, kendisine önerilen Panda Cheese markalı peyniri reddeden kişinin yer aldığı kısımla başlar. Hemen ardından arka planda çalan Buddy Holly'nin "True Love Ways" şarkısı eşliğinde, bir dev panda belirir. Peyniri reddeden kişiye birkaç saniye boyunca hareket etmeden bakan panda, sonrasında çevresine zarar vermeye başlar. Tekrardan gözlerini peyniri reddeden kişiye dikmesinin ardından ise ürünün kısa tanıtımı ve "Never Say No to Panda" (Pandaya Asla Hayır Demeyin) yazısıyla birlikte reklam sonlanır. Televizyonlarda yayınlanmasının ardından reklamlar, İnternet ortamında oldukça popüler olmuştur. Devamı...

Kurum, kuruluş ve organizasyonlar

Gpsh-pyong-yang.JPG
Büyük Halk Eğitim Evi, ya da Kuzey Kore Ulusal Kütüphanesi (Hanja: 人民大學習堂; Hangul: 인민대학습당), Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti'nde (Kuzey Kore) başkent Pyongyang'daki Kim İl-sung Meydanı'nda yer alan merkezi kütüphane.

Ülkenin başkenti Pyongyang'da yer alan ve birçok askeri geçide sahne olan ünlü Kim İl-sung Meydanı'nda bulunan bina, ülkenin kurucusu Kim İl-sung'un 70. doğum gününde, 1982'de açılmıştır. Binanın karşısında Juche Kulesi bulunmaktadır. Kütüphane, 600 odalı ve toplamda yaklaşık 100,000 m² oda genişliğine sahiptir. Bu büyüklüğü nedeniyle kütüphanenin 30 milyondan fazla kitap barındırabileceği bildirilmiştir. Devamı...

Eleştiri/NOT:--Ahmet Turhan (mesaj) 14:35, 27 Ekim 2015 (UTC)

Union-de-Lucha.jpg
İşçi Sınıfının Kurtuluşu İçin Mücadele Birliği, 1895 yılında kurulan ve yönetimini Bolşevik lider Vladimir Lenin ve arkadaşlarının oluşturduğu grup.

Birlik, St. Petersburg'da, ö dönemdeki tüm marksist işçi gruplarını, ki bunların sayısı yirmi kadardı, İşçi Sınıfının Kurtuluşu İçin Mücadele Birliği adı altında tek çatı altında topladı. Bununla birlikte işçilerin iktisadi talepler (çalışma koşullarının iyileştirilmesi, iş gününün kısaltılması, ücretlerin yükseltilmesi vb) uğruna mücadelesini ve Çarlık Rusyası'na karşı siyasi mücadeleyle birleştirdi.

St. Petersburg'daki "Birlik" diğer şehirlerdeki işçi birliklerinin kuruluşunu hızlandırdı. Moskova ve Kiev'in yanı sıra, ülkenin batı kısımlarında da sosyal demokrat örgütler oluşmaya başlamıştı. Lenin, Petersburg İşçi Sınıfının Kurtuluşu İçin Mücadele Birliği'nin önemini "İşçi sınıfı hareketine dayanan bir devrimci partinin ilk kayda değer nüvesi" sözleriyle ifade etmiştir.

Lenin, 7 Aralık 1895'te bu birliğe üyeliği sebebiyle Çarlık rejimince tutuklanmıştır. Bu yıllarda Lenin'in ablası Anna Ulyanova, Lenin ile cezaevinde iletişime geçerek kriptografi uzmanlığını kullanarak birlik belgeleri ve mektuplarını gerekli mercilere ulaştırmıştır. Devamı...

Eleştiri/NOT: Ahmet Turhan (mesaj) 15:48, 19 Kasım 2015 (UTC)

Progress 1.jpg
İlerleme Yayıncılık (Moskova), (İngilizce: Progress Publishers) ya da Yabancı Diller Yayınevi (Rusça: Издательство литературы на иностранных языках), 1931 yılında Sovyetler Birliği'nin başkenti Moskova'da "SSCB Dışişleri İşçileri Derneği" ismiyle kurulan yayınevi. Yayınevi; Marksist-Leninist eserlerin İngilizce sürümlerini yayımlamasıyla bilinmektedir.

Yayınevi 1939 yılında isim değişikliğine giderek "Yabancı Diller Yayınevi" adını almış, ardından 1963 yılında yabancı edebiyat dünyasındaki eserlerin de yayımlamasıyla birlikte "İlerleme Yayıncılık" (Rusça: Прогресс) ismini almıştır.

Karl Marx, Friedrich Engels, Vladimir Lenin, Josef Stalin gibi bir çok komünist liderin teorik ve felsefik eserlerini İngilizceye çeviren yayınevi, bu katkılarıyla Marksizm-Leninizm ideolojisinin dünyaya tanıtılmasında önemli bir yere sahiptir. Bunun yanında yabancı dil, kılavuz kitapları, bilimsel kitaplar, sanat kitapları, eşitli siyasi kitaplar, klasik kitaplar, çocuk edebiyatı, roman ve kısa kurgu gibi kitap türleri de kitap yayımlamıştır. Ayrıca Marx ve Engels'in yayımlanmayan mektup ve diğer eserlerini de literatüre kazandırmıştır. Devamı...

Eleştiri/NOT: --Ahmet Turhan (mesaj) 01:14, 14 Aralık 2015 (UTC)

SpecialForces TMPD (1938).png
Tokubetsu Kōtō Keisatsu, (Türkçe: Özel Yüksek Polis; Japonca: 特別高等警察) ya da kısa adıyla Tokkō (Japonca: 特高), 1911 yılında Japon İmparatorluğu tarafından imparatorluğa karşıt olan politik gruplara ve tüm muhalefeti sindirme amacıyla kurulan kurulan polis gücü. Düşünce Polisi grubuna giren ve birçok işkence, faili meçhul cinayet ve terör eylemlerinden sorumlu tutulan bu örgütün kimi kaynaklarda Nazilerin kurduğu gestapo adlı gizli polis örgütüne kıyasla daha az merhametli olduğu belirtilmektedir. Japon İmparatorluğu amirali Takagi Takeo bu örgütü "Eğer ağlayan bir çocuğa Tokkō derseniz, sessizleşir." şeklinde anlatmaktadır.

1925 yılında Japon İmparatorluğu'nda Barış Koruma Kanunu adında bir kanun çıkarılmış, ülkedeki sosyalist, komünist ve anarşist gruplar hedef haline getirilmiştir. Bu yıllarda söz konusu gruplar Tokkō'nun hedefi halindeydi. 1928 yılında meydana gelen 15 Mart Olayı sırasında Japon Komünist Partisi üyeleri ve onlarla bağlantılı emek hareketinden kişilerin de bulunduğu yaklaşık 1,600 kişi Tokkō tarafından tutuklanmıştır. Olay günü tutuklananlar arasında marksist ekonomist Hacime Kavakami de bulunmaktaydı.

Bu örgüte bağlı casuslar, ünlü yazar Takiji Kobayashi'nin 1933'deki ölümünden de sorumludur.

II. Dünya Savaşı sonrasında Müttefik Kuvvetler Yüksek Komutanlığı tarafından Ekim 1945 tarihinde lağvedilmiştir. Devamı...

Eleştiri/NOT: --Ahmet Turhan (mesaj) 15:51, 26 Şubat 2016 (UTC)


MVD emblem.png
Rusya Federasyonu İç Birlikleri, (Rusça: Внутренние войска Министерства внутренних дел, Vnutrenniye Voiska Ministerstva Vnutrennikh Del; kısaca ВВ veya VV), Rusya Federasyonu hükümetine bağlı jandarma benzeri paramiliter kolluk kuvveti. 5 Nisan 2016'da iç yapısı değiştirilerek İç İşleri Bakanlığı'ndan ayrılmış ve "Rusya Ulusal Muhafızları" adını almıştır.

İç Birlikler, ayaklanmalar ve iç çatışmaları önleme ile birlikte nükleer santraller gibi önemli tesislerin korunmasından sorumluydu. Bu kapsamda Birinci Çeçen Savaşı ve İkinci Çeçen Savaşı'nda aktif görev aldı. Bunun yanında Rusya'daki birçok çatışmanın bastırılmasında rol oynadı. Bu birlikler savaş sırasında Rusya Federasyonu Silahlı Kuvvetleri'na girmiş, yerel savunma ve arka alan güvenliği görevlerini yerine getirmişlerdir. İç Birlikler'in komutanı, Nisan 2016'da dağılana kadar Viktor Zolotov idi. İç Birlikler, hem gönüllülerden hem de askerlik yapan kişilerden oluşmaktaydı. Bu nedenle aktif üye sayısı değişkenlik göstermekteydi.

İç Birlikler ilk kez 27 Mart 1811 tarihinde kuruldu. Ekim Devrimi'nin ardından 1918'de Tüm Rusya Merkezi Yönetim Komitesi'nce NKVD'nin bir parçası olarak kurulması gündeme getirildi. 1919'da "İç Güvenlik Güçleri" olarak (Voyska vnutrenney okhrany Respubliki, VOHR) ismiyle örgütlendi. Bu birlikler aynı yıl Çeka'ya, 1922-23'te ise OGPU'ya devredildi. Devamı...

Eleştiri/NOT: --Ahmet Turhan (mesaj) 19:26, 16 Ocak 2017 (UTC)

Diğer

İD bayrağı ile bir militan.jpg
Irak ve Şam İslam Devleti'nin petrol üretimi, Irak ve Şam İslam Devleti'nin (IŞİD) Suriye ve Irak'ta yer alan petrol rafinelerinde petrol üretmesi ve bunları dış ülkelere satmasını konu alan terim.

İŞİD'in, petrol kaçakçılığı yaparak Türkiye, Ürdün, Irak ve İran gibi ülkelere petrol sattığı iddia edilmektedir. 2014 yılında The Guardian gazetesi tarafından hazırlanan bir raporda yolsuzluk ve rüşvet ile bu ülkelere petrol satışının kolaylaştığı bildirilmiştir. Aynı raporda örgüt üyelerinin bir pazardan diğerine geçişler yaparak Suriye üzerinden Türkiye'ye petrol gittiğini vurgulamaktadır. Konuyla ilgili Irak'ın petrol bakanlığı sözcüsü Asim Jihad, Ürdün'e kaçak yollarla satılan petrolden ülke yönetiminin haberdar olmadığını bildirmiş, bununla birlikte örgütün Suriye üzerinden Türkiye'ye petrol sattığını belirtmiştir. Rusya yönetimi ise Türkiye'ye bu satılan petrolden ülkedeki iktidarın haberdar olduğunu ve hatta bizzat cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ailesinin de bu işin içinde olduğunu iddia etmiştir. Bu konu kapsamında, Rusya Dışişleri bakanı Lavrov "Kanıtları isteyen ülkelere sunmaya hazırız." şeklinde bir açıklamada bulunmuştur. Buna paralel olarak İran yönetimi de petrolün tüm olası ihracat yollarının fotoğraflarının çekildiğini belirterek "Eğer Türk yönetimi IŞİD'in ülkedeki petrol ticaretine ilişkin bilgiye sahip değilse ayrıntılı bilgiyi onlara vermeye hazırız." açıklamasında bulunmuş ve Rusya'nın iddiasına destek vermiştir. Devamı...

Eleştiri/NOT: Güncel bir konu, bu maddenin hem güncelliğini yitirmeden günün maddesi yapılması hem de daha fazla kişiye ulaştırılarak geliştirilmesi taraftarıyım. --Ahmet Turhan (mesaj) 16:32, 6 Aralık 2015 (UTC)

Ahmet Turhan konu her ne kadar güncel olsada sadece iddaalar üzerine kurulu. Akademik kaynaklarla desteklenmemiş maddenin günün maddesi olarak ana sayfada yer almasını çok doğru bulmuyorum. Saygılarımla, iyi vikiler, SakhalinioBuyrun beniiiim? 16:31, 8 Aralık 2015 (UTC)
Sakhalinio görüşünüz için teşekkür ederim, fakat konu güncel olduğu için akademik literatüre düşmesi zaman alabilir, zaman zaman literatürü tarıyorum, gerekli akademik bilgiler (özellikle bu iddiaları atan ülkelerin üniversiteleri kaynaklı) eklendiğinde maddeye ekleyeceğim. Bu literatür bilgiler eklendiğinde, zamanla maddenin daha kaliteli hale geleceğini ve Vikipedi standartlarına ulaşağına inanıyorum. --Ahmet Turhan (mesaj) 14:35, 9 Aralık 2015 (UTC)
Evet güncel bir konu ama bu maddede sadece Türkiye ile ilgili bir başlık var. Bunun yanında bir çok ülke ve yaptırım kapsamına alınmış birçok isim mevcut. Tarafsızlığını tam tamamlamamış bir maddenin günün maddesi olması önerisine katılmıyorum. Maurice Flesier msj 21:51, 9 Aralık 2015 (UTC)
Army.mil-2007-06-26-111327.jpg
İliştirilmiş gazetecilik, ya da embedded gazetecilik, savaş ve sıcak çatışma alanlarında, çatışmanın bir tarafındaki askerlerle beraber hareket eden ve savaşı onların açısından görüp yansıtan muhabirler için kullanılan terim.

Colombia Üniversitesi desteğiyle yapılan bir araştırmada embedded gazetecilerin yaptığı haberlerin derinlikten yoksun olduğu, açılan ateşle vurulan insanların gösterilmediği belirtilmiştir.

2001 yılındaki Afganistan İşgali'nde kısıtlı olarak denenmiş, asıl uygulama ise 2003 yılında başlayan Irak Savaşı’nda yapılmaya başlanmıştır. Bu yöntem II. Felluce Muharebesi'nde ve Bağdat'ın işgalinde ABD yönetimince sıkça başvurulmuştur. Değişik zamanlarda toplam 775 gazeteci ve fotoğrafçı ABD ordusuna ‘iliştirilmiş’ olarak savaş bölgesine götürülmüş, sadece zırhlı araçlar içinden gördükleri savaşı ABD kamuoyuna yansıtmışlardır. Neden böyle bir uygulamaya gittikleri sorulan Deniz piyade yarbayı Rick Long, "Açık söyleyeyim, savaşı kazanmak istiyoruz. Ve enformasyon da bu savaşın önemli bir parçası. Biz de enformasyon alanını domine etmek istiyoruz" yanıtını vermiştir.

İliştirilmiş gazeteciliğin yaygın olarak ilk kez kullanıldığı Irak Savaşı'nda Türkiye'den gazeteciler de yer aldı. Türkiye'de de zaman zaman bu yöntemin kullanıldığı belirtilmiş, örnek olarak Uludere olayı gösterilmiştir. Olayın ardından iktidar yanlısı haber kanalları saatlerce hiçbir haber yapılmamış, hiçbir altyazı geçmemiş saatler sonra yaptığı haberlerde ise PKK mensubu bir grubun savaş uçakları ile vurulduğu bildirilmiştir. Ardından haber yönünü değiştiren ana akım medya üzerilerine bomba düşen bir grup köylünün öldüğü haberlerini servis etmiştir.Devamı...

Eleştiri/NOT:--Ahmet Turhan (mesaj) 16:15, 30 Aralık 2015 (UTC)

Sayın Ahmet Turhan bu sayfada da Irak ve Şam İslam Devleti'nin petrol üretimi sayfasında olduğu gibi yorum yazılarına dayandırılmış iddialar var. Ben bu maddenin ana sayfada yer almasının çok uygun olduğunu düşünmüyorum. Saygılarımla, SakhalinioBuyrun beniiiim? 20:15, 31 Aralık 2015 (UTC)
"Yorum yazıları" olarak belirttiğiniz iddiaları belirteniz daha açık bir tartışma olabilir, zira maddedeki her olay kaynaklara dayandırılmıştır. --Ahmet Turhan (mesaj) 00:49, 1 Ocak 2016 (UTC)
Pochin.jpg
Subbotnik, ya da komünist subbotnikler, Rusya'daki Ekim Devrimi'nin ardından ortaya çıkan ücretsiz ve gönüllü çalışma grupları.

İlk subbotnikler ekonominin büyük darbe aldığı Rus İç Savaşı yıllarında ortaya çıkmış ve örgütlenmiştir. Bolşevikler, savaş yıllarında işçilere hitaben, komünist devrimin çıkarlarını korumak adına devrimci bir yolda çalışmaya çağıran bir mektup yayınlamıştır. Bu mektuba cevap olarak Moskova-Kazan tren yolu hattı işçileri 10 Mayıs 1919 da ilk komünist subbotniki kurdular. Bu işçiler mesaileri dolduktan sonra tren yolu araçlarını ve lokomotifleri tamir etmek, malları yüklemek ve ücretsiz olarak diğer işleri yapmak için altı saatlik fazladan çalışma yapıyorlardı. Bu ilk girişimlerin yankısının ardından başka subbotnikler de çeşitli yerlerde örgütlenmiş, ardından 1 Mayıs 1920 tarihinde Rusya'nın genelini kapsayacak şekilde bir subbotnik örgütü kurulmuştur.

Komünist subbotnikler, ülkedeki iç savaş ortamı, Beyaz Ordu'nun saldırıları ve büyük ekonomik gerilemelerden sonraki gelişme döneminde büyük rol oynamıştır. Bolşevik lider ve aynı zamanda Sovyetler Birliği'nin kurucusu olan Vladimir Lenin, subbotniklere büyük önem vermiş ve bu örgütlerin, söz konusu emeğin üretkenliğinin geliştirilmesinde, yeni iş disiplini kurulmasında ve ekonominin ve yaşamın sosyalist koşullarının yaratılmasında "Büyük bir başlangıç" olduğunu belirtmiştir. Lenin, 1 Mayıs 1920 tarihinde Kremlin önündeki bir subbotnik etkinliğine gün boyu katılmış, buradaki iş gücüne yardımcı olmuş ve yaptığı konuşmada "Subbotnik" fikrinin komünizm ideali için son derece önemli olduğunu ifade etmiştir. Devamı...

Eleştiri/NOT: --Ahmet Turhan (mesaj) 10:05, 26 Şubat 2016 (UTC)


Obvious water pollution.jpeg
Deniz kirliliği, kimyasalların, partiküllerin, endüstriyel, tarımsal ve evsel atıkların denizlere girmesinin ve istilacı türlerin yayılmasının, gürültünün zararlı ya da potansiyel olarak zararlı etkileri sonucunda ortaya çıkar. Deniz kirliliğinin kaynaklarının çoğu kara kökenlidir. Kirlilik sıklıkla, tarımsal yüzeysel akış, rüzgârın savurduğu atık ve tozlar gibi yayılı kirlilik kaynaklıdır. Su kirliliğinin bir çeşidi olan besin maddesi kirliliği, denizlere aşırı oranda besin maddesi deşarjı ile oluşan kirliliklerdir. Su yüzeylerinin ötrofikasyonunun asıl sebebidir ve azot ile fosfor gibi aşırı besin maddelerinin yosun üremesini artırması sonucunu doğurur.

Potansiyel olarak toksik kimyasallar küçük partiküllere bulaştıktan sonra plankton ve çoğu depolama ya da deniz suyunu filtreleme yoluyla beslenen bentosa geçer. Bu şekilde toksinler okyanustaki besin zinciri boyunca yukarıya doğru konsantrasyonları artarak ilerler. Birçok partikül kimyasal olarak oksijen tüketerek birleştiğinden haliçler anoksik hâle gelir.

Pestisitler deniz ekosistemlerine karıştığında çok kısa sürede deniz besin ağına girer. Besin ağına girdikten sonra pestisitler mutasyonlara ve insanlara olduğu kadar deniz besin ağına da zarar verecek hastalıklara neden olurlar.

Toksik metaller de deniz besin ağlarına girebilir. Bunlar deniz canlılarının dokularının, biyokimyalarının, davranışlarının ve üremelerinin değişikliğine neden olduğu gibi gelişimlerini de durdurabilmektedir. Aynı zamanda hayvan yemlerinde yüksek oranda balık kaynaklı besin maddesi de kullanıldığından deniz canlılarından gelen toksinler kara hayvanlarına geçtikten sonra et ve süt ürünlerinde ortaya çıkmaktadır. Devamı...

Eleştiri/NOT: Önemli bir konuda bilgilendirme iyi olur--Mskyrider ileti 14:47, 14 Ekim 2016 (UTC)


TeslaRoadster-front.jpg
Otomobil, yolcu taşımaya uygun tekerlekli, motorunu kendi taşıyabilen kara ulaşım taşıtı. Otomobil kavramının ilk ortaya çıktığı zaman göz önüne alınarak hayvan gücü kullanılmadan, itmeden veya çekmeden kendiliğinden hareket edebilen öz itmeli taşıtlardır. Motor kelimesi ayrıca o dönemde atsız taşımayı temsil etmiştir, bu vesile ile "beygir gücü" terimi ile bir aracın gücü ölçülmüştür. Aracı kullanan kişi için bir ve istisnalar dışında, en az bir yolcu için oturma kapasitesine sahiptirler.

Otomobiller yollarda kullanılmak için tasarlanmıştır, bunun yanı sıra yol dışı (Off-road) kullanıma olanak sağlayan otomobiller de vardır (SUV). Yollar diğer trafik öğeleriyle beraber paylaşılmaktadır.

Genel olarak otomobiller içten yanmalı motorlarla ve dört lastiğin dönmesiyle çalışır. Ancak 2001 yılı itibariyle, hibrit motorlu otomobiller satılmaya başlamıştır. Elektrikle çalışan hibrit motorlar için şu an Amerika Birleşik Devletleri de başta olmak üzere, birçok ülke vergilerini minimuma indirmiş ve ücretsiz elektrik dolum istasyonlarını otoparklara ve benzincilere yerleştirmiştir.

3 teker ile çalışan otomobiller de üretilmiştir, ancak denge ve dayanıklılık sorunu yaşanmasından dolayı kullanışlı hale gelememiştir.

Otomobiller birçok form altında karşımıza çıkmaktadır; bunlardan bazıları Sedan, Station Wagon, Convertible, Coupe, Hatchback'dir. Devamı...

Eleştiri/NOT: Daha önce günün maddesi olmayan önemli bir madde. --HKN DRN MesajKatkılar 11:14, 25 Aralık 2016 (UTC)

Kaynakça

The article is a derivative under the Creative Commons Attribution-ShareAlike License. A link to the original article can be found here and attribution parties here. By using this site, you agree to the Terms of Use. Gpedia Ⓡ is a registered trademark of the Cyberajah Pty Ltd.